
Son dönemde yatırımcılar, ABD hükümetinin artan borcu ve bütçe açığına dair endişeler nedeniyle uzun vadeli Hazine tahvili getirilerinin yükseleceğine dair pozisyon almaya yöneliyorlar. Bu durum, ABD Başkanı Donald Trump’ın vergi indirimi tasarısının etkisiyle daha da riskli bir hal almış durumda.
Belirsiz ekonomik görünüm, tahvil opsiyonlarındaki hedging faaliyetlerini büyük ölçüde artırırken, yatırımcıların yıl sonuna kadar uzun vadeli tahvillerde daha yüksek faiz oranları beklediği gözlemleniyor. Goldman Sachs’tan JPMorgan’a kadar birçok Wall Street kurumu, stratejistleri son dönemde getiri tahminlerini yukarı yönde revize ettiler. Bu tahminlerde, özellikle ABD-Çin müzakerelerinin etkisi belirgin bir şekilde hissediliyor.
Bununla birlikte, stratejistler, Moody’s’in ABD’nin kredi notunu düşürmesinin etkisinin sınırlı olacağı yönünde bir görüş birliği sağlanmış durumda. Yaygın görüşler arasında, şu anda yüzde 4,50 civarında işlem gören ABD 10 yıllık tahvil getirisinin, önümüzdeki dönemde yüzde 5 seviyelerini test edebileceği öne sürülüyor.
Pazartesi günü açıklanan CME verileri, önümüzdeki haftalarda 10 yıllık getirilerin yüzde 5’e doğru yükseleceğine dair büyük bir pozisyonlanmanın olduğunu doğruladı. Geçtiğimiz hafta, getirilerde yaşanan artışı hedge eden opsiyonlarda da belirgin bir artış gözlemlendi.
JPMorgan stratejistleri arasında yer alan Jay Barry ve Jason Hunter, bir notta şu ifadeleri kullandılar: “Talep yapısında yaşanan yapısal değişim ve ticaret ile para politikası belirsizliği göz önüne alındığında, riskler yakın vadede getiri eğrisinin dikleşmesi yönüne kayıyor.”
Ayrıca, Garda Capital Partners’tan Tim Magnusson, “Maliye politikasında son sözü tahvil piyasası söyleyecek.” ifadesini kullanarak, maliye politikalarını tartışacak milletvekillerinin “daha fazla sınanacaklarını ve yüzde 5’in son sınır olmadığını” belirtti. Bu durum, yatırımcıların dikkatle izlemesi gereken önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.



