Haberler

OECD Sosyal Politika Bülteni: Sosyal Refah, Kapsayıcılık ve Eşit Fırsatlar

OECD Sosyal Politika Bülteni: Sosyal Refah, Kapsayıcılık, Sürdürülebilirlik ve Eşit Fırsatlar

OECD Refah, Kapsayıcılık, Sürdürülebilirlik ve Eşit Fırsat Merkezi ve OECD Sosyal Politika Bölümü, üye ülkelerin sosyal politikalarına dair önemli veriler içeren bir bülten yayımladı. Bu bülten, sosyal koruma, nüfus yaşlanması, işgücü durumu, teknolojik gelişmeler ve kamu harcamaları gibi çeşitli verilerle ülkelerin sosyal politika konumlarını kapsamlı bir şekilde değerlendiriyor.

Bültende, öncelikle nüfusa ilişkin doğurganlık, uzun yaşam ve yaşlanma gibi konulara vurgu yapıldı. OECD’ye göre, 15 ila 49 yaş arasındaki kadınlar başına düşen çocuk sayısını gösteren doğurganlık oranı, 2023 yılı itibarıyla üye ülkelerde ortalama 1,46 olarak belirlenmiştir. Türkiye ise bu sıralamada 1,51 ile 38 üye ülke arasında 14. sırada yer almaktadır. Ayrıca, Türkiye’de doğurganlık oranı 2014 yılında 2,19 iken, bu oran her yıl azalmaya devam etmektedir.

Bültende, nüfusun yaşlanmasının, yaşlı bireyleri destekleyebilecek kişi sayısını azalttığına da dikkat çekildi. 2024-2064 yılları arasında beklenen verilere göre, çalışma çağındaki her yüz kişiden 65 yaş ve üzeri olanların sayısı OECD ülkelerinde artış gösterecektir. 2024 yılı itibarıyla bu oran 33 kişi olarak öngörülürken, 2054’te 55, 2094’te ise 69 kişiye yükseleceği tahmin edilmektedir. Türkiye’de ise çalışan nüfus içinde 100 kişiden 15’ine yaşlı nüfus düşmektedir; bu oran 2054’te 41, 2094’te ise 68 kişi olarak beklenmektedir.

“İhtiyaç duyduğumda kamu yardımlarını kolayca alabileceğimi düşünüyorum”

Sosyal koruma alanında önemli bir diğer konu ise sosyal yardımlar ve bu yardımlara erişim kolaylığıdır. OECD, 27 üye ülkede 18 ila 64 yaş arasındaki nüfusa şu soruyu yöneltti: “İhtiyaç duyulduğunda kamu yardımlarını kolayca alabiliyorum.” Cevaplar, “kesinlikle katılmıyorum,” “katılıyorum,” “ne katılıyorum ne katılmıyorum,” “kesinlikle katılıyorum” ve “seçemiyorum” şeklinde sınıflandırılmıştır. OECD ülkelerinde ankete katılanların ortalama yüzde 46’sı “kesinlikle katılmıyorum” veya “katılmıyorum” yanıtını verirken, yüzde 33’ü “kesinlikle katılıyorum” ya da “katılıyorum” cevabını vermiştir. Türkiye’de ise bu oranlar, yüzde 44 “katılmıyorum” ve yüzde 33 “kesinlikle katılıyorum” şeklindedir.

Kamu Sosyal Harcamalarında Türkiye’nin Durumu

OECD, kamu sosyal harcamalarının ülkelerdeki yaşlı nüfus artışı ile birlikte ülkelerin finansal baskı altında olduğunu vurgulamaktadır. Birçok OECD ülkesindeki çalışma çağındaki nüfusun azalması, sosyal katkılardan ve vergilerden elde edilen gelirlerin de düşmesine neden olmaktadır. OECD, ülkelerin kamu sosyal harcamalarının ekonomideki yerine de dikkat çekmektedir. OECD ülkelerinde kamu sosyal harcamalarının GSYH’ye oranı, 2024 yılında ortalama yüzde 21 olarak beklenmektedir. Avusturya, Finlandiya ve Fransa listenin zirvesinde yer alırken, Türkiye yüzde 10,4’lük oranla Meksika’nın ardından listenin en son sırasında bulunmaktadır. Türkiye’nin yıllara göre kamu sosyal harcamaları ise 2020 yılında yüzde 13,1 ile en yüksek seviyesine ulaşırken, 2022’de yüzde 8,4 ile en düşük seviyesine düşmüştür.

İlginizi Çekebilir  Instagram, Edits Adlı Yeni Video Düzenleme Uygulamasını Duyurdu

OECD Ülkelerinde Yoksulluk ve Çocuk Refahı

OECD için sosyal koruma alanında önemli bir diğer nokta, aile gelirleri, çocuk refahı ve gelir yoksulluğu içinde yaşayan çocuk nüfusudur. Nüfusun yaşlanması bağlamında, tüm çocukların gelişim fırsatlarına sahip olması, topluma ve ekonomiye katkı sağlayabilmeleri açısından kritik bir öneme sahiptir. OECD verilerine göre, üye ülkelerde yaşayan 100 çocuktan 13’ü yoksulluk sınırının altında gelir sahibi ailelerde yaşamaktadır (0-17 yaş arası). 2022 yılında yayımlanan son verilere göre, Türkiye’de bu oran yüzde 21 olup, Türkiye 38 ülke arasında beşinci sırada yer almaktadır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu