Alman Ekonomisi ve Nüfus Sorunları: Büyüme Tahminleri ve Yatırım Düşüşü

ZEYNEP BAYAR
Almanya’nın önde gelen ekonomik düşünce kuruluşlarından biri olan Ekonomik Araştırma Enstitüsü, ülkenin 2024 ve sonraki yıllar için büyüme tahminlerini zayıf yatırım ve sipariş durumları nedeniyle aşağı yönlü revize etme kararı aldı. Eğer Alman ekonomisi üçüncü çeyrekte küçülme yaşarsa, teknik bir resesyona girmiş olacak. Enstitü ekonomisti Kriwoluzky, resesyon riski hakkında yaptığı değerlendirmede, “Almanya’da ekonomi alanında öncü düşünce kuruluşlarından biri olarak biz biraz daha iyimser bir bakış açısına sahibiz, ancak büyümenin gerçekleşmemesini bekliyoruz.” şeklinde konuştu. Kriwoluzky, yüksek ihtimalle yüzde 0 civarında bir büyüme verisinin gerçekleşeceğini, bu nedenle Almanya’da bir resesyon olmayacağını belirtti; ancak gelecek iki çeyrekte ufak da olsa bir resesyon riskinin bulunduğunu kaydetti.
Alman Hükümeti Yaşlanan Nüfus ve İstihdam Sorununa Çözüm Üretmiyor
Almanya’da nüfus hızla yaşlanırken, çalışma çağındaki insan sayısında da bir azalma gözlemleniyor. Bu durumun, üretim ve hizmet sektörleri üzerindeki etkilerini vurgulayan Kriwoluzky, yaşlanan nüfusun büyük bir sorun teşkil ettiğini ve bu sorunla başa çıkmak için birkaç farklı çözüm önerisi sundu. Kriwoluzky, bu çözümleri şu şekilde sıraladı:
- İlk olarak, Alman vatandaşlarının daha uzun süre çalışması ve emeklilerin istihdam piyasasına geri dönmeleri sağlanmalıdır.
- Özellikle kadınların iş gücüne yeniden katılabilmeleri için daha fazla çocuk bakım hizmetine ihtiyaç vardır.
- Üçüncü olarak, göçmenlerin Almanya’ya gelmesiyle bu sorun aşılabilir.
Kriwoluzky, şu anda Alman hükümetinin özellikle ilk çözümle ilgili herhangi bir adım atmadığını kaydetti; hâlâ çalışanların erken emekli olduklarını ve kadınların iş gücüne dönmesi için hükümetin henüz bir çalışma yapmadığını belirtti. Ayrıca, göçmenlerin istihdam piyasasındaki durumu da büyük bir tartışma konusu. Kısacası, Kriwoluzky, Alman hükümetinin hızlı nüfus yaşlanmasını ve istihdam sorununu çözmek için gereken adımları atmaktan kaçındığını ifade etti.
Doğrudan Yabancı Yatırımda Bürokrasinin Etkisi
IW Enstitüsü’nün hazırladığı rapora göre, Almanya’daki doğrudan yabancı yatırım 2023 yılı itibarıyla son on yılın en düşük seviyelerine geriledi. Doğrudan yabancı yatırımın düşüşü ve şirketlerin operasyonlarını yurtdışına taşıma nedenleri hakkında görüşlerini paylaşan Kriwoluzky, bu durumun birkaç önemli nedeni olduğunu belirtti. “Birincisi, kamu altyapısının gerilemesi. Örneğin, köprülerin çökmesi ve trenlerin sık sık gecikmesi gibi sorunlar yaşanıyor.” diyen Kriwoluzky, ikinci olarak bürokratik engelleri vurguladı. Almanya’da bir şirket kurmak veya çalışmak istediğinizde aşmanız gereken çok fazla bürokratik engel olduğunu ifade eden Kriwoluzky, dijitalleşmenin de Alman bürokrasisi tarafından benimsenmediğini ve bu durumun diğer ülkelerle rekabette büyük bir engel teşkil ettiğini belirtti. Ayrıca, doğrudan yabancı yatırımın düşüşüne neden olan bir diğer faktör olarak, “İşgücü kalitesinde bir zayıflama var. Mevcut çalışanların daha iyi bir eğitim sistemine ihtiyaçları var. Bu sağlanmadığı sürece, doğrudan yatırım Almanya’ya değil, diğer ülkelere yönelme eğilimi gösterecektir.” şeklinde konuştu.
Volkswagen’in Fabrika Kapatma Kararı: Sektör Üzerindeki Etkileri
Volkswagen’in Almanya’daki fabrikalarını kapatma kararını değerlendirmesi, otomotiv sektöründe büyük yankı uyandırdı. Kriwoluzky, Alman otomotiv şirketlerinin de benzer kararlar alabileceğine dikkat çekerek, “Volkswagen’in Almanya’da fabrika kapatmayı değerlendirmesi sektörde bir deprem yarattı.” dedi. Diğer Alman şirketlerinin de Volkswagen ile aynı kaderi paylaştığına ve benzer sorunlarla karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Kriwoluzky, “Kamu altyapısı sorunları ve yüksek iş gücü maliyetleri giderek artıyor. Üstüne bürokratik engeller eklendiğinde, bu durum ciddi bir problem oluşturuyor.” şeklinde konuştu. Son birkaç yılda Volkswagen’de kötü bir yönetim olduğunu ve eski araçlara bağlı kalındığını, gerekli yatırımların elektrikli araçlara yeterince yapılmadığını belirten Kriwoluzky, ayrıca ABD ve Çin’in elektrikli araçlar için yazılım yatırımlarına da dikkat çekti. Almanya’daki bazı otomobil şirketlerinin benzer sorunlarla karşılaştığını da ifade etti.



