Haberler

Cevdet Akçay Londra’da Yatırımcılarla Buluştu: Türkiye Ekonomisi ve TCMB’nin Politika Vurguları

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay Londra’da Yatırımcılarla Buluştu

Ceren Dilekçi Köseoğlu/Londra – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay, Londra’da düzenlenen Türkiye konferansına katıldı. Akçay, Citi tarafından organize edilen ‘Türkiye Sermaye Piyasaları Günü’ etkinliğinde, yatırımcılarla bir araya geldi. Geleneksel bir yatırımcı toplantısı niteliğindeki bu konferans, basına kapalı olarak gerçekleştirildi. Akçay, konuşmasında TCMB’nin politika metinlerine sıkı bir şekilde bağlı kaldığını vurguladı.

Toplantının birkaç saat süren bölümünün ardından, katılımcılar küçük gruplar halinde görüşmelere devam etti. TCMB yetkililerinin Londra’daki yatırımcılarla olan görüşmeleri, önümüzdeki günlerde de devam edeceği bildirilirken, Aralık ayında başka bir yatırımcı toplantısının yapılması planlanıyor. TCMB, faiz indirimlerine hazırlık aşamasına girerken, bu süreçte yabancı yatırımcılarla iletişimini artırmayı hedefliyor.

Citi’den Türkiye Ekonomisine Yönelik Değerlendirme

Toplantıyı düzenleyen Citi, hafta başında Türkiye ekonomisine dair yeni bir rapor sundu. Geçen hafta, TL pozisyonlarının yarısından kâr elde edildiğini açıklayan Citi, model portföyündeki TL ağırlığını %2’den %1 seviyesine indirmeyi planladığını duyurdu. “Gevşemenin Başlangıcı Ufukta Görünüyor” başlıklı raporda, TCMB’nin Aralık ayında 250 baz puanlık bir faiz indirimine gideceği öngörülüyor. Citi, TCMB’nin kısa ve orta vadeli enflasyon tahminlerine ilişkin son güncellemelerinin, enflasyon dinamiklerine daha gerçekçi bir yaklaşım sergilediğini düşünüyor.

  • 9 aylık toplam portföy girişlerinin geçen yılın aynı dönemine göre oldukça güçlü olduğu, bu durumun getiri eğrisi muhtemelen tersine döndükçe devam edebileceği kaydedildi.
  • Portföy akışının sürdürülebilir ve istikrarlı bir rotada tutulabilmesi için, istikrarlı bir dezenflasyon patikası ve daha düşük fonlama maliyetlerinin gerekli olduğu vurgulandı.
  • Piyasaların şimdiden önümüzdeki 6-9 ay içinde büyük bir gevşeme döngüsüne işaret ettiği belirtildi.

Değerlendirmede, “TCMB’nin 2025 yılında karşılaşacağı zorluk, enflasyon profilinde senkronize ve sürekli bir iyileşme olmaksızın piyasanın gevşeme beklentilerini karşılamak olacaktır” ifadesine yer verildi.

Ekonomik Aktivitedeki Yavaşlama ve Daralma Beklentisi

Citi ekonomistleri, son dönemde ekonomik aktivitede bir yavaşlama olduğuna dair artan sinyaller olduğunu belirtirken, sıkılaşan finansal koşullar ve özel tüketimdeki normalleşme nedeniyle 3. ve 4. çeyrekte birbirini izleyen daralma sürecinin beklenebileceğini vurguladılar. Citi, ekonomik büyümenin 2023’te %5,1 seviyesinden bu yıl %2’nin biraz üzerine gerilemesini öngörüyor.

İlginizi Çekebilir  Hazine'nin İç Borçlanma Stratejisi ve Planları

Asgari Ücretin Ekonomiye Etkisi

Değerlendirmede, enflasyon görünümü açısından kritik bir öneme sahip olan asgari ücretle ilgili gelişmelere de dikkat çekildi. Piyasanın, %30’un altında bir asgari ücret artışı beklentisiyle bu alandaki gelişmeleri yakından izlemeye devam ettiği ifade edildi. Citi ekonomistleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta yaptığı açıklamalara atıfla, asgari ücret artışının gerçekleşen enflasyondan ziyade TCMB’nin %21 olan 2025 sonu tahmini enflasyonuna dayandırılacağını öngördü.

Ekonomi Politikalarında Yapılması Gerekenler

Raporda, Türkiye’nin ödemeler dengesindeki yeniden dengelenmenin devam ettiği kaydedildi. Hizmetler dengesinin son dönemde beklentilerin üzerinde bir performans sergileyerek, yılın ilk dokuz ayında cari açığın 5,3 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Bu durum, 2023’ün aynı dönemine kıyasla önemli bir daralma gösterdi. 30,9 milyar dolarlık iyileşmenin, çekirdek dengede daha güçlü bir fazla ve enerji ile altın dengelerinde daha dar bir açıktan kaynaklandığı ifade edildi.

Citi, maliye politikasının daha net bir konsolidasyon patikasına göre yeniden ayarlanması gerektiğine inanıyor ve 2025’te ekonomi politikası konusunda yapılacak daha çok iş olduğunu düşünüyor. Ayrıca, asgari ücretteki potansiyel olarak keskin bir artışın, başta KOBİ’ler olmak üzere reel sektörün büyük bir kesiminin rekabet gücünü azaltarak dış uyum sürecini olumsuz etkileyebileceği vurgulandı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu