Dünya Bankası Emtia Piyasaları Görünüm Raporu: Fiyat Düşüşleri ve Talep Zayıflığı

Dünya Bankası Emtia Piyasaları Görünüm Raporu
Dünya Bankası’nın Nisan ayına ait Emtia Piyasaları Görünüm Raporu’na göre, küresel emtia fiyatlarının 2025 yılında yüzde 12,4, 2026 yılında ise yüzde 4,8 oranında düşmesi beklenmektedir. Bu düşüş, Kovid-19 sonrası dönemde ilk kez fiyatların 2015-2019 yılları arasındaki ortalamanın altına inmesine neden olacağı öngörülmektedir.
Küresel piyasalardaki risk iştahının artması, ABD ile Çin arasındaki ticaret müzakerelerine dair iyimserlik ve Çin’deki düşük likidite koşulları, güvenli liman olarak görülen değerli metallerde satış baskısına yol açmıştır. Dünya Bankası, jeopolitik belirsizliklerin etkisiyle altın fiyatlarının bu yıl yeni bir rekor kırmasını beklerken, altın fiyatlarının 2026 yılına kadar yüksek seyrini sürdüreceği ve Kovid öncesi döneme göre yüzde 150 üzerinde kalacağı öngörülmektedir. Önceki hafta 3.500 dolarlık rekor seviyeyi test eden altın fiyatları, düşüşe geçerek haftayı 3.241 dolardan kapatmıştır.
- Altın: Fiyatlar, bir önceki haftaya göre yüzde 2,3 azaldı.
- Platin: Fiyatlar, yüzde 1,2 düştü.
- Gümüş: Fiyatlar, yüzde 3,3 geriledi.
- Paladyum: Fiyatlar, yüzde 1,2 artış gösterdi.
Çin Etkisi ve Talep Zayıflığı
Baz metallerde, Çin’in ekonomik yavaşlaması, ticaret gerilimleri ve özellikle otomotiv ile batarya teknolojilerindeki dönüşümler, birçok raporda önemli bir rol oynamaktadır. Yatırımcıların dikkatleri, yeni üretim kesintilerine ve Çin’den gelebilecek destekleyici adımlara yönelmiştir. Dünya Bankası, baz metallerde Çin’in zayıflayan talebi ve ticaret gerilimleri nedeniyle 2025-2026 döneminde düşüş eğiliminin devam etmesini beklemektedir.
Bakır fiyatları, artan arz ve zayıf talep görünümü nedeniyle değer kaybetmiştir. Uluslararası Bakır Çalışma Grubu (ICSG), 2025-2026 yıllarında toplam 500 bin tonluk bir küresel arz fazlası olacağını açıklamıştır. Bu fazlanın temel nedeni olarak ABD’nin uygulamaya koyduğu yeni gümrük tarifeleri sonrası beklenen talep daralması gösterilmektedir. Çin’deki imalat faaliyetlerindeki yavaşlama ve küresel ticaret gerilimlerinin sürmesi, yatırımcıların risk iştahını zayıflatırken, Zambiya ve Şili gibi önde gelen üretici ülkelerden gelen güçlü arz sinyalleri, bakır fiyatlarındaki aşağı yönlü baskıyı artırmıştır.
Nikelde Arz Fazlası Beklentisi
Uluslararası Kurşun ve Çinko Çalışma Grubu (ILZSG), 2025’te kurşun piyasasının üst üste üçüncü kez arz fazlası vereceğini duyurmuştur. Elektrikli araçlara geçişle kurşun-asit akülere olan talep azalırken, otomotiv sektöründeki yavaşlama da baskıyı artırmıştır. Uluslararası Nikel Çalışma Grubu (INSG) verilerine göre, nikel piyasası 2025 yılına yaklaşık 100 bin tonluk bir arz fazlasıyla başlamaktadır. Endonezya’nın nikel üretimi, 2017’de 358 bin tondan 2023’te 2,2 milyon tona yükselerek dünya arzının yarısını aşmıştır. Bu artışta, Çinli şirketlerin rafinaj teknolojilerindeki gelişmeler de önemli bir rol oynamıştır.
Nikel fiyatları arz fazlası endişelerine rağmen değer kaybetmezken, lityum-demir-fosfat (LFP) gibi nikel içermeyen bataryaların kullanımının artması da fiyatlar üzerinde baskı yaratmaktadır. Alüminyum fiyatlarında da değer kaybı yaşanmazken, Goldman Sachs’ın nisan ayı raporuna göre, Trump yönetiminin çelik ve alüminyuma getirdiği yeni tarifelerin küresel büyümeyi yavaşlatacağı ve bunun 2025’te 580 bin tonluk arz fazlasına yol açacağı tahmin edilmektedir. Ayrıca, Çin’in üretimi, hükümetin kapasite sınırlamalarına rağmen yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,6 artarak arz fazlası beklentilerini güçlendirmiştir.
- Bakır: Libre bazında yüzde 4,1 azaldı.
- Kurşun: Libre bazında yüzde 0,7 düştü.
- Çinko: Libre bazında yüzde 1,5 geriledi.
- Alüminyum ve Nikel: Libre bazında yüzde 0,1 arttı.
Petrol Fiyatlarında Arz Beklentileri
Petrol fiyatları, dünyanın iki büyük tüketicisi arasındaki ticaret savaşının yol açtığı talep endişeleri ve artan arz fazlası beklentileri nedeniyle değer kaybetmiştir. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun üyesi olan sekiz ülkenin üretim artışına devam edeceği beklentisi, piyasalardaki arz fazlalığı endişelerini artırmaktadır. Dünya Bankası’nın raporuna göre, enerji fiyatlarının bu yıl yüzde 17,4 gerileyerek son 5 yılın en düşük seviyesine inmesi beklenmektedir; Brent petrolün ise 2026’da varil başına 60 dolara kadar düşmesi öngörülmektedir.
Rapor, elektrikli araçların yaygınlaşmasının petrol talebini sınırlayan başlıca etken olduğunu vurgulamaktadır. Bu hafta Brent petrolün varil fiyatı yüzde 6,9 azalırken, New York Ticaret Borsası’nda işlem gören doğal gazın İngiliz termal birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı ise yüzde 17,1 değer kazanmıştır.
ABD İhracatında Yükseliş
Tarım emtia fiyatları, ABD Tarım Bakanlığı verileri, küresel arz kesintileri ve yeniden canlanan ihracat gelişmeleri ile karışık bir seyirle tamamlanmıştır. ABD’nin haftalık tarım ihracatı güçlü bir performans sergilerken, mısırda Meksika, soyada Çin, buğdayda ise Nijerya en büyük alıcılar olmuştur. ABD merkezli kooperatif bankası CoBank’a göre, Meksika, ABD’nin tarım ihracatında Kanada’yı geride bırakabilir. Ancak ekonomik yavaşlama ve pesodaki değer kaybı, bu eğilimin devamlılığına engel olarak görülmektedir.
Hava koşulları da yakından izlenirken, ABD’deki ekim takvimi yağışlar nedeniyle aksamakta ve Mississippi Nehri’ndeki sel felaketi, tahıl lojistiğini olumsuz etkilemektedir. Dünya Bankası, gıda fiyatlarının 2025’te yüzde 7 gerileyeceğini tahmin ederken, bu durumun kırılgan ülkelerdeki insani yardım çabalarına katkı sunabileceği belirtilmektedir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 2024-2025 sezonu için küresel tahıl stok tahminini 868,2 milyon tona düşürmüş, bu seviye son üç yılın en düşük düzeyi olarak kaydedilmiştir.
FAO, küresel gıda fiyat endeksinin gümrük tarifelerindeki belirsizliklerin etkisiyle nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1 artarak Mart 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını açıklamıştır. Bu gelişmelerle bu hafta Chicago Ticaret Borsası’nda kile başına fiyatlar, soya fasulyesinde yüzde 0,4, pirinçte yüzde 2,5 ve mısırda yüzde 3 azalmış, buğdayda ise yüzde 2,3 artmıştır.
Yağışlar Kakao Fiyatını Baskıladı
Kakao fiyatları, dünyanın en büyük üreticisi Fildişi Sahili’nde nisan sonunda görülen yoğun yağışların çiftçileri memnun etmesiyle gerilemiştir. Normalin üzerindeki yağmurlar, nisan-eylül arasındaki ara hasadın son dönem gelişimini destekleyerek üretimin beklentilerin üzerinde gelebileceğine işaret etmektedir. Arzın artacağı endişesi fiyatlar üzerinde baskı oluşturmuştur. Şeker fiyatları da değer kaybetmiş, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, nisan ayında küresel şeker fiyat endeksinin yüzde 3,5 gerilemesi fiyatlar üzerinde etkili olmuştur. Bu düşüşün temel nedeni, küresel ekonomiye ilişkin belirsizlikler ve büyüme kaygıları nedeniyle talepteki zayıflama olarak gösterilmektedir.
Bu gelişmelerle ABD’de faaliyet gösteren emtia borsası Intercontinental Exchange’te libre bazında fiyatlar, şekerde yüzde 5 ve pamukta yüzde 2,3 azalırken, kahvede yüzde 4,3 artış göstermiştir. Kakao fiyatı ise ton başına haftayı yüzde 5,1 azalışla kapatmıştır.



