Deutsche Bank Türkiye Ekonomisti Yiğit Onay: Enflasyon ve Faiz Beklentileri

Deutsche Bank Türkiye Ekonomisti Yiğit Onay’dan Enflasyon ve Faiz Beklentileri
Ceren Dilekçi Köseoğlu/Londra – Deutsche Bank Türkiye Ekonomisti Yiğit Onay, Ocak ayı enflasyon verilerini ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından öngörülen politikaları değerlendirdi. Onay, Ocak ayı enflasyonunun beklenenden yüksek geldiğini fakat Merkez Bankası’nın tahmin aralığı içinde kalmasını olumlu bir gelişme olarak nitelendirdi.
Onay, Ocak ayı enflasyonunun %4,4 seviyesindeki tahminlerinin üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekerek, bu durumun özellikle hizmet sektöründe yaşanan enflasyonist baskılardan kaynaklandığını belirtti. Sağlık sektörünün bu bağlamda ön plana çıktığını ifade eden Onay, yılbaşı fiyatlamaları ve kamu kaynaklı zamların da bu artışta etkili olduğunu vurguladı. Ancak, Merkez Bankası’nın %4,5-5,5 aralığında sunduğu projeksiyonlarla uyumlu olduğunu belirtti. Onay, bu durumun enflasyonda katılık risklerine işaret etse de, dezenflasyon sürecinin sekteye uğradığını gösteren bir veri bulunmadığını belirtti ve yıllık enflasyondaki düşüş eğiliminin devam ettiğini sözlerine ekledi. Geçmişteki güçlü baz etkilerinin ve 2022 yılına göre daha düşük ücret baskılarının, önümüzdeki dönemlerde Ocak ayındaki yüksek aylık enflasyonun kademeli olarak düşeceği izlenimini verdiğini ifade etti.
Yıl Sonu Enflasyon Tahminleri
Deutsche Bank’ın yıl sonu için %28’lik enflasyon tahminini koruduğunu belirten Onay, bu tahminin piyasa beklentilerinden daha olumsuz bir durum sergilediğini ifade etti. Bu olumsuz beklentiyi üç ana faktöre dayandırdı:
- Türk Lirasındaki Değerlenme: Türk lirasının 2025 yılında 2024’e göre daha düşük bir reel değerlenme göstereceği düşünülüyor. Dış ticaret dengesi ve turizm dengesi üzerindeki olası olumsuz etkileri önlemek için Merkez Bankası’nın kurda nominal değer kaybına izin vermesi bekleniyor.
- Talepte Yavaşlama: Talepte yavaşlama görüldüğünü ancak bu durumun firmaların fiyatlama davranışlarını köklü bir şekilde değiştiremeyeceği belirtiliyor.
- Beklentiler: Son dönemde bazı iyileşmeler yaşansa da, firma ve hane halkı enflasyon beklenteleri hala yüksek seviyelerde bulunuyor. Bu durum, enflasyon ve beklentilerin gelecekte Merkez Bankası projeksiyonlarının üzerinde olabileceğini gösteriyor.
Faiz İndirim Süreci
Yiğit Onay, faiz indirim sürecine yönelik beklentileri ile ilgili de önemli değerlendirmelerde bulundu. Enflasyon verilerine rağmen, Mart ayında %250 baz puanlık bir faiz indirim beklentisini koruduklarını dile getirdi. Bu noktada yurtiçi yatırımcıların döviz piyasasındaki davranışlarının önemli bir faktör olduğunu vurguladı. Eğer bu alanda ciddi bir baskı yaşanmazsa, Mart ve Nisan aylarında faiz indirimine gidilebileceğini düşündüklerini belirtti. Ancak, Nisan sonrasında bu alanın daralacağına ve Merkez Bankası’nın faiz indirim hızının azalacağına dair bir beklenti taşıdıklarını ifade etti. Yıl sonu için %32,5’lik bir faiz tahmininin mevcut olduğunu ve bunun piyasa beklentilerinin biraz üzerinde olduğunu açıkladı.
TL’nin Reel Değer Kaybı Olasılığı
Türk lirasının reel değerlenmesinin, dezenflasyon sürecinin kritik bir parçası olduğunu belirten Onay, Merkez Bankası’nın bu süreci dikkatli bir şekilde yönetmesi gerektiğini ifade etti. İlk altı ayda aylık %1,5-2 oranında nominal değer kaybı beklediklerini, ancak reel değer kaybının yılın ikinci yarısında muhtemel olduğunu sözlerine ekledi. Bunun, enflasyon görünümüne bağlı olacağını da hatırlattı.
Swap Düzenlemeleri ve Türk Tahvilleri
Onay, swap kısıtlamalarının Türk lirasındaki volatilitenin kontrolünde faydalı olduğunu belirterek, yakın vadede temkinli bir duruşun devam edeceğini öngördü. Uzun vadede yabancı yatırımcıların, özellikle bono ve hisse senedi piyasalarındaki katılımlarının artmasının, piyasalarda daha etkin bir işleyişe ihtiyaç doğuracağını söyledi. Swap kısıtlamalarının piyasanın etkinliğini bir miktar engellediğini belirten Onay, orta ve uzun vadede bu kısıtlamalarda esneme olacağını öngördü.
Son olarak, Türk tahvillerine dair olumlu bir görünüm sergilediklerini belirten Onay, Aralık ayından sonraki dönemde Türk tahvillerinin önemli bir ralli yaşadığını kaydetti. Ocak ayında Türk Lirası tahvillerinin, gelişmekte olan ülkeler arasında en yüksek getiriyi sunduğunu hatırlatan Onay, son gelen enflasyon verisinin tahvil piyasasında beklentileri bir miktar törpülediğini dile getirdi. Ancak, orta vadede olumlu beklentilerin devam ettiğini ve faizlerin yıl sonuna kadar daha fazla düşme potansiyeline sahip olduğunu belirtti.



