Bakan Şimşek’in TRT World Forum 2024’teki Konuşması: Küresel Ekonomik Belirsizlik ve Türkiye’nin Dayanıklılığı

Bakan Şimşek’in TRT World Forum 2024’teki Konuşması
Bakan Şimşek, TRT World Forum 2024’ün kapanış oturumu olan “Küresel Ekonomik Belirsizliğin Ele Alınması: Dayanıklılık Stratejileri” başlıklı panelde önemli açıklamalarda bulundu. Küresel büyümeyi tehdit eden bir dizi faktörden bahseden Şimşek, ticaretteki olumsuzluklar, yaşlanan nüfus, yükselen jeopolitik gerilimler, iklim krizi ve bölgesel çatışmaların yanı sıra yapay zeka alanındaki gelişmelere dikkat çekti.
Şimşek, son yıllarda küresel ticarette artan korumacılığın endişe verici bir durum olduğunu vurgulayarak, “Küresel jeostratejik rekabetin bir sonucu olarak, ticarete getirilen sınırlamalar 2009 yılına göre yaklaşık dokuz kat arttı. Eğer korumacılık bu şekilde devam ederse, küresel gayri safi yurt içi hasılada önemli düşüşler gözlemleyebiliriz.” dedi.
Ticari kısıtlamaların özellikle ABD ile Çin arasındaki ilişkilere odaklandığını belirten Bakan Şimşek, ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminde hem Çin’e hem de diğer ülkelere yönelik tarifeleri artırmasının küresel ticaret için büyük bir risk teşkil ettiğini ifade etti. Şimşek, “Artan tarifeler sonucunda ABD’de daha yüksek enflasyon ve uzun vadeli faiz oranları ile karşılaşabiliriz. Bu durum, gelişmekte olan ülkeler ve küresel ekonomi için önemli bir sıkıntı yaratacaktır. Çin’in bu tarifelere karşılık olarak ihracatını başka ülkelere yönlendirme senaryosu gündeme gelebilir. Dolayısıyla, dolaylı olarak bizim pazarlarımız da risk altında olacaktır.” şeklinde konuştu.
Türkiye’nin Dirençli Yapısı
Bakan Şimşek, ABD’nin yeni tarifelerinin gelişmekte olan ülkeleri olumsuz etkileyeceğini kaydederek, Türkiye’nin bu duruma nasıl yanıt vereceği sorusunu gündeme getirdi. “Türkiye, ticarette artan korumacı eğilimlere karşı oldukça dirençlidir. Gümrük Birliği’ni de eklediğimizde, 54 ülkeyle serbest ticaret anlaşmamız bulunuyor. Bu, toplam ihracatımızın %62’sine tekabül ediyor. Ayrıca, şu an kapsamlı ticaret anlaşmaları için görüştüğümüz başka ülkeler de var.” dedi.
Şimşek, Türkiye’nin coğrafi avantajlarından bahsederek, “Türkiye, Orta Asya, Orta Doğu, Balkanlar, Avrupa Birliği ve Kuzey Afrika ile hem yakın hem de dost ilişkiler içindedir. Bu bağlamda ulaşım yolları aracılığıyla bölgesel bütünleşmeyi ve bağlantısallığı güçlendirme konusunda da avantajlarımız bulunuyor.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Borçluluk Oranı ve Demografik Potansiyeli
Bakan Şimşek, Türkiye’nin Orta Koridor’dan da bahsederek, bu güzergahın küresel ticaret için en iyi yollar arasında yer aldığını belirtti. Küresel borçlulukta yaşanan artışa değinen Şimşek, “Türkiye’nin toplam borçluluk oranı, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler ortalamasına göre oldukça düşük. Bu, hem özel sektörde hem de kamu sektöründe geçerli. Türkiye’nin milli gelirine göre tüm sektörlerdeki (hanehalkı, finansal sektör, reel sektör ve kamu) toplam borçluluk oranı %99 iken, gelişmekte olan ülkelerde bu oran %245’tir. Düşük borçluluk oranımız, ülkemizin direncini artıran önemli bileşenlerden biridir.” şeklinde konuştu.
Şimşek, dünyanın nüfusunun giderek yaşlandığını ve bunun ciddi mali yükler doğuracağını vurguladı. “Türkiye, çalışma çağına dair nüfus artışı açısından göreceli olarak güçlü bir konumda. Ayrıca, Türkiye’nin ciddi bir demografik potansiyeli var. Kadınların işgücüne katılım oranı %36 seviyesinde, hedefimiz bu oranı OECD ortalaması olan %66’ya yaklaştırmaktır. Bunu başardığımızda, önemli bir potansiyeli ortaya çıkarmış olacağız.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Savunma Sanayisindeki Gelişmeler
Bakan Şimşek, Türkiye’nin savunma sanayisinde kaydettiği ilerlemeleri de dile getirerek, “Artık %80 yerlilik oranına ulaştık, 20 yıl önce durum tam tersi bir durumdaydı. 1000’in üzerinde savunma sanayisi projesi gerçekleştirdik ve sektörde %80’in üzerinde yerlilik oranına ulaştık. Savunma sanayi ihracat performansımızla küresel oyunculardan biri haline geldik. Geçen yıl en büyük 11’inci ihracatçıydık. Yaşanan jeopolitik gerilimler istenen bir durum değil fakat her ülkenin buna hazırlıklı olması gerekiyor. Türkiye de bu bağlamda caydırıcı güce ve dirence sahiptir.” dedi.
Türkiye’nin yapay zeka alanında da gelişme kaydettiğini belirten Şimşek, “Gelişmekte olan ülkeler ortalamasından daha iyi bir seviyedeyiz. Yatırım yapmaya devam etmemiz gerekiyor. Bu nedenle yüksek ölçekli veri merkezlerine öncelik veriyoruz. Fiber optik altyapıya sürekli yatırım yapıyoruz.” şeklinde konuştu.
Kapsayıcı Yapısal Reform Gündemi
Bakan Şimşek, Türkiye’nin son yıllarda uyguladığı kentsel dönüşüm projeleri ve sosyal konut projeleri hakkında bilgiler verdi. TOKİ’nin bugüne kadar 1,3 milyondan fazla konut inşa ettiğini, deprem bölgesinin yeniden imarı kapsamında 450 binden fazla konutun tamamlanacağını aktardı. Küresel büyümede yaşanan zorluklara dikkat çeken Şimşek, “Küresel büyümeyi, yapısal reformlar, yapay zeka ve verimlilik alanındaki politikalar artırabilir.” dedi.
Türkiye için oldukça kapsayıcı bir yapısal reform gündeminin mevcut olduğunu ifade eden Şimşek, “Yapısal reformlar için gereken adımları atıyoruz ve kararlıyız. Aktif sanayi politikalarından beşeri sermayenin geliştirilmesine, yatırım ortamının iyileştirilmesinden sermaye piyasalarında derinliğin artırılmasına kadar kapsamlı bir reform gündemimiz var. Verimliliğimizi ve rekabetçiliğimizi güçlendirerek, büyüme potansiyelimizi artırmayı hedefliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.



