Haberler

Dun & Bradstreet 2024 Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nu Açıkladı

Türkiye’de faaliyetlerini CRIF grubu bünyesinde sürdüren Dun & Bradstreet, “Küresel Ekonomik Görünüm Raporu”nu yayımladı. Raporda, son günlerde artan olumsuz beklentilerin aksine, küresel ekonomide bir resesyon beklenmediği vurgulanıyor.

Türkiye’nin Genel Risk Notu Yükseltildi

Dun & Bradstreet, raporunda ülkelerin ekonomik durumlarına dair öngörülerde bulunuyor. Türkiye’nin genel risk notunun yükseltildiği belirtilirken, bunun sebepleri arasında kredi ve siyasi ortamların iyileşmesi gösteriliyor. Raporda Türkiye ile ilgili şu bilgilere yer veriliyor; “Ortodoks para ve maliye politikalarının sürdürülmesi, ekonomide olumlu bir gidişatın devamını sağlıyor. Türk Lirası’nın istikrara kavuşması, döviz riskinin azalmasına ve bankacılık sisteminin güçlenmesine yol açıyor. Yatırımcılar, istikrarlı lira ve iyileşen ekonomik beklentiler doğrultusunda sermaye piyasasına geri dönmeye başladılar. Bu durum, piyasa potansiyel risk notunun yükselmesine neden oldu.”

Ekonomik Toparlanmayı Engelleyen Faktörler

Dun & Bradstreet’in raporunda, 2023 yılı için beklenen küresel GSYİH büyümesinin %2,5 seviyesinde olacağı, 2025’te ise %2,8’e yükselebileceği ifade ediliyor. “Risklerin daha dengeli hale geldiği görülse de, bazı ekonomilerde toparlanmayı engelleyen faktörler de mevcut” uyarısı yapılıyor. Dun & Bradstreet Baş Ekonomisti Dr. Arun Singh, ABD’deki büyümenin yavaşlamasına rağmen, Avrupa ve gelişmekte olan piyasalardaki büyümenin etkisiyle küresel büyümede iyimser bir beklenti içinde olduklarını belirtiyor. Raporda, ABD’de yumuşak bir iniş ve yavaş bir büyüme beklentisinin sürdüğü vurgulanıyor. “2024 3. çeyrek Dun & Bradstreet Küresel İş İyimserliği (Business Optimism Index) raporu, ABD’de yumuşak bir iniş ve Batı Avrupa’da devam eden büyüme görüşümüzü destekliyor. İş iyimserliği dünya genelinde artış gösteriyor ve bu, işletmelerin 2024’ün zorluklarına uyum sağlama yeteneğini ortaya koyuyor.”

ABD’de Resesyon Beklentisi Yok

Küresel enflasyondaki ivmenin yavaşladığına dikkat çekilen raporda, bu durumun hükümetler ve merkez bankaları gibi politika yapıcılar için zorluklar oluşturduğuna işaret ediliyor. Hedeflenen enflasyon için uygulanan politikalar, küresel büyümenin yavaşlamasını destekleyerek ülkelerin ekonomilerini güçlendirme ihtiyacını artırıyor. Raporda, “ABD’de beklenenden zayıf gelen makroekonomik ve işgücü piyasası verileri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu yıl faiz oranlarını düşüreceği beklentilerini artırdı. Temmuz toplantısında faizleri değiştirmeyen Fed, Eylül ayında oranları düşürmeye başlayabileceğinin sinyallerini verdi. ABD’de resesyon beklentileri artsa da, Dun & Bradstreet olarak ciddi bir resesyon beklemiyoruz; daha yumuşak bir inişle yavaş bir ekonomik büyüme öngörüyoruz.” deniliyor.

İlginizi Çekebilir  Starmer'dan Kamu Maliyesi Üzerine Açıklamalar

Faiz İndirimleri Avrupa’nın Toparlanmasına Destek Olacak

Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB), faiz oranlarını düşürmeye başlayan ilk büyük merkez bankası olduğu ve İngiltere Merkez Bankası’nın da benzer adımları attığı ifade ediliyor. AMB’nin, bu yılın ikinci yarısında faiz oranlarını indirmeye devam edeceği belirtiliyor. Dun & Bradstreet’in raporunda şu noktalara dikkat çekiliyor; “Avrupa’da yılın iyi başlangıcı, ikinci çeyrekte de devam etti. AB’de GSYİH, ilk çeyrekte %0,3, ikinci çeyrekte de %0,3 büyüme gösterdi. Bu büyümeye İspanya, Fransa ve İrlanda öncülük ederken, Alman ekonomisi daralma yaşadı ve Avrupa’nın en büyük pazarı resesyon eşiğine geldi. İngiltere ve Batı Avrupa’da politika düzenlemelerinin gevşetilmesinin, bu yılın ikinci yarısında toparlanmaya katkı sağlaması bekleniyor.”

Fed’in Faiz İndirimi Gelişmekte Olan Ekonomilere Destek Olacak

Dun & Bradstreet, gelişmekte olan ekonomilerde büyümenin 2024’ün ikinci yarısında da devam etmesinin muhtemel olduğunu belirtirken, bu ülkeler arasında farklılaşmalara da vurgu yapıyor. “Brezilya, Meksika, Polonya ve gelişmekte olan Asya’nın bazı bölgelerindeki daha zayıf büyüme, enflasyonun ılımlı olduğu Şili, Peru ve Uruguay gibi Latin Amerika’nın bazı bölgelerindeki yeniden hızlanma ile telafi edilecektir. Önemli gelişmekte olan ekonomilerin merkez bankaları, bu yıl gelişmiş ekonomilerdekilerden önce para politikalarını gevşetmeye başladı. ABD’deki sıkı para politikasının devam etmesi, ABD dolarının şu an için desteklenmesini sağlıyor. Ancak Fed’in ikinci yarıda faiz oranlarını düşürmesiyle bu durum gevşemeye başlayacak. Fed’in faiz oranlarını düşürme beklentileri, ABD dolarındaki güçte bir miktar gevşeme ile birlikte gelişmekte olan ekonomiler için daha destekleyici bir ortam oluşturacak. Bu, tüm bölgelerde değer kaybeden, ancak en çok etkilenen bölge Latin Amerika olan, gelişmekte olan ekonomilerin para birimleri için olumlu bir gelişme olacaktır.”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu