ABD’nin Korumacı Ticaret Politikası ve Piyasalara Etkisi

ABD’nin korumacı ticaret politikalarına dair gelişmeler, küresel piyasaların odak noktası olmaya devam etmekte. ABD Başkanı Donald Trump’ın uyguladığı tarife adımları, dünya genelinde belirsizlik yaratırken, birçok ülke bu hafta içinde ABD’ye heyetler göndererek müzakerelere katılacaklarını açıkladı. Bu durum, piyasalardaki risk algısını bir nebze olsun azaltmaya yardımcı oldu.
Trump, Truth Social sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, ticaret engelleri, tarifeler, kur manipülasyonu ve parasal olmayan tarifeler gibi konularda çözüm bulmak amacıyla 75’ten fazla ülkenin kendileriyle iletişime geçtiğini belirtti. Ayrıca, bu ülkelerin ABD’ye karşı herhangi bir misillemede bulunmadığını vurgulayarak, ek tarifelerin 90 gün süreyle durdurulmasını onayladığını ve bu süre zarfında yüzde 10’luk temel tarife oranının uygulanacağını açıkladı. Ancak, Çin’e uygulanan tarifeleri yüzde 125’e çıkardığını da duyurdu. Böylelikle, fentanil krizi dolayısıyla toplam tarife oranı yüzde 145’e ulaştı.
Trump’ın bazı ticaret ortaklarına yönelik tarifeleri 90 gün süreyle askıya almasına rağmen, Çin ile olan “tarife düellosu” devam etmekte. Bu durum, dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki gerilimin ne yönde gelişeceğine dair soru işaretlerini artırıyor. Kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Çin’in uzun süre gümrük tarifeleri dolayısıyla ABD’den önemli ölçüde faydalandığını öne süren Trump, “Çin ile ne olacağını göreceğiz, onlarla bir anlaşma yapabilmeyi çok isteriz.” dedi. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile doğrudan görüşüp görüşmeyeceğine dair net bir yanıt vermeyen Trump, Pekin ile temasa her zaman açık olduklarını ifade etti.
Makroekonomik Veriler ve Enflasyon
Makroekonomik veriler tarafında ise ABD’nin tarife adımlarının ülkedeki enflasyonist baskıları artıracağına dair endişeler devam etmekte. Ancak, bu hafta açıklanan veriler, enflasyonun yavaşladığını göstermekte. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), mart ayında aylık bazda yüzde 0,1 azalmışken, yıllık bazda ise yüzde 2,4 ile beklentilerin altında kalmış durumda. Bu, Mayıs 2020’den bu yana ilk aylık azalış olarak kaydedildi. Değişken enerji ve gıda fiyatlarını içermeyen çekirdek TÜFE de martta aylık yüzde 0,1 ve yıllık yüzde 2,8 ile beklentilerin altında bir artış göstermiştir.
ABD’de dün açıklanan tüketici enflasyonun yavaşladığına dair verilerin ardından, üretici fiyatları da mart ayında aylık bazda beklenmedik şekilde azalış kaydetti. Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), mart ayında aylık bazda yüzde 0,4 azalırken, yıllık bazda yüzde 2,7 ile beklentilerin altında bir artış gösterdi. ABD federal hükümetinin bütçe açığı ise mart ayında geçen yılın aynı ayına kıyasla yaklaşık yüzde 32 azalarak 161 milyar dolara geriledi.
Geçen hafta ayrıca, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) son toplantısına ilişkin tutanaklar yatırımcılar tarafından takip edildi. Tutanaklarda, Fed yetkililerinin istihdam ve ekonomik büyümeye yönelik aşağı yönlü risklerin, enflasyona yönelik ise yukarı yönlü risklerin arttığı görüşünde olduğu belirtildi. Tutanaklarda, “Para politikasının görünümünü tartışırken yetkililer, bir dizi hükümet politikasının ekonomik görünüm üzerindeki net etkisine ilişkin belirsizliğin yüksek olduğunu, bu nedenle ihtiyatlı bir yaklaşım benimsenmesinin uygun olduğunu” ifade etti.
ABD Endekslerinde Dalgalı Seyir
New York borsasında geçen hafta dalgalı bir seyir izlenirken, endekslerde sert düşüş ve yükselişler gözlemlendi. Haftalık bazda S&P 500 endeksi yüzde 5,70, Nasdaq endeksi yüzde 7,29 ve Dow Jones endeksi yüzde 4,95 değer kazandı. Tahvil piyasalarında ise satıcılı bir seyir hakimken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 47 baz puanlık artışla yüzde 4,47’den kapandı. Analistler, Çin ve Hong Kong’un elinde çok miktarda ABD tahvili bulundurmasının, ekonomi çevrelerinde tahvil faizindeki hareketin, Çin’in yüksek miktarlarda tahvil satışı yapmış olabileceğine dair şüpheleri artırdığını ifade ettiler.
Altın ons fiyatı, güvenli liman talebiyle 3 bin 245 doları görerek rekor tazelemesinin ardından haftalık yüzde 6,7 değer kazancıyla cuma gününü 3 bin 240 dolardan tamamladı. Dolar endeksi ise haftalık bazda yüzde 2,8 düşüşle 100,1 puandan kapandı. Küresel büyümeyi olumsuz yönde etkileyeceğine dair endişeler, petrol fiyatlarını baskıladı. Brent petrolün varil fiyatı, geçen haftayı yüzde 2,2 azalışla 64,3 dolardan tamamladı.
Yeni haftada, salı günü New York Fed sanayi endeksi, çarşamba günü sanayi üretimi ve kapasite kullanım oranı, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’ın konuşması, perşembe konut başlangıçları, inşaat izinleri ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları takip edilecek. Cuma günü ise Paskalya Pazarı’ndan önceki cumaya denk gelen Kutsal Cuma tatili nedeniyle piyasalar kapalı olacak.
Avrupa Borsalarında Dalgalı Seyir
Avrupa borsaları, ABD ile Avrupa Birliği’nin (AB) karşılıklı tarife erteleme kararlarına rağmen belirsizlikler ve erteleme öncesi etkili olan satış baskısının etkisiyle haftalık bazda negatif seyirle kapanırken, gelecek hafta gözler Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) faiz kararına çevrildi. Geçen haftanın başında ABD’nin karşılıklılık esaslı tarifeleri sonrasında Avrupa endekslerinde satış baskısının hakim olduğu gözlemlenirken, ABD’nin tarife erteleme kararı endekslerdeki kayıpları kısmen telafi etti.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Trump’ın, Çin hariç diğer ticaret ortakları için ek tarifeleri 90 gün süreyle durdurduğunu açıklamasının ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Von der Leyen, “Üye ülkelerimizin güçlü desteğini gördüğümüz AB karşı önlemlerinin kabulünü tamamlarken, bunları 90 gün süreyle askıya alacağız.” ifadelerini kullanarak, müzakerelerin tatmin edici sonuçlar doğurmaması halinde karşı önlemlerin devreye gireceği uyarısında bulundu. “Daha fazla karşı önlem için hazırlık çalışmaları devam ediyor. Bütün seçenekler masada.” değerlendirmesinde bulundu.
AMB Başkanı Christine Lagarde, tarifeler konusundaki gelişmeleri dikkatle izlediklerini ve fiyat istikrarı ile finansal istikrarı sağlamak için tüm araçları kullanmaya hazır olduklarını söyledi. Para politikası konusunda bu dönemde sessiz kalacağını belirten Lagarde, tarifelerin ticaret üzerindeki olası etkilerini de göz önünde bulunduracaklarını ifade etti. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, AMB’nin 3 temel politika faizinde 25’er baz puan indirime gideceği öngörülüyor.
Bu gelişmelerle, haftalık bazda Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 2,34, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,13, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,79 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 1,30 değer kaybetti. Gelecek hafta açıklanacak veri gündeminde, salı Almanya ve Euro Bölgesi’nde Zew ekonomik güven endeksi, çarşamba İngiltere ve Euro Bölgesi’nde enflasyon, perşembe Almanya’da ÜFE, AMB’nin faiz kararı ve AMB Başkanı Lagarde’ın basın toplantısı takip edilecek. Cuma günü ise Kutsal Cuma tatili nedeniyle bölge endeksleri kapalı olacak.
Asya Borsalarında Negatif Seyir
Asya borsaları, geçen hafta, Çin yönetimi ve Trump’ın tarife restleşmelerinin etkisi altında negatif bir seyir izledi. ABD’nin Çin’e yönelik tarifeyi yüzde 125’e çıkarması sonrası uygulanan toplam ek tarife oranının yüzde 145’e yükselmesi, ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşlarının daha da derinleşebileceğine dair endişeleri artırdı. Ancak, Çin hükümetinin piyasalara yeni teşvikler uygulayacağına dair beklentiler, Çin piyasalarında kayıpların artmasını engelledi.
Analistler, ülkede zorunlu karşılıklarda ve politika faizlerinde indirim olabileceğini ve bu beklentilerin de Çin endekslerinde etkili olduğunu ifade ettiler. Trump’ın, Çin hariç diğer ülkelere tarifeleri erteleme kararının ardından azalan resesyon endişeleri, Çin pay piyasalarına da pozitif yansıdı. Geçen hafta, Çin Ticaret Bakanı Vang Vıntao, AB Komisyonunun Ticaretten Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic ve ASEAN dönem başkanı Malezya’nın Yatırım, Ticaret ve Sanayi Bakanı Tengku Zafrul Aziz ile görüşmeler gerçekleştirdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Vang, Sefcovic ile yaptığı video konferans görüşmesinde, elektrikli araçların fiyatlandırılmasına ilişkin görüşmelerin derhal başlatılması ve otomobil sektöründe yatırım bağlarının güçlendirilmesi konusunda mutabakat sağladı. Taraflar, piyasa erişiminde müzakereleri başlatmaya hazır olduklarını vurgulayarak, dış ticaret açığının azaltılmasına yönelik diyaloğun sürdürülmesini desteklediklerini belirtti. Ayrıca, Japonya hükümeti, Trump’ın misilleme yapmayan ülkeler için gümrük tarifelerini 90 gün süreyle durdurma kararını “olumlu bir gelişme” olarak değerlendirdi.
Geçen hafta açıklanan verilere göre, Çin’de mart ayına ilişkin TÜFE, aylık bazda 0,4 azalış ile tahminlerin altında kalırken, yıllık yüzde 0,1 düşüş gösterdi. Aynı döneme ilişkin ÜFE de yıllık bazda yüzde 2,5 azalışla beklentilerin altında gerçekleşti. Analistler, açıklanan enflasyon verilerinin ardından Çin ekonomisinde deflasyon sinyallerinin güçlendiğini belirterek, ekonomik aktivitedeki yavaşlama ve iç talepteki düşüşün ülkenin ana ekonomik gündem maddelerinden biri olmaya devam ettiğini ifade ettiler. Bu gelişmelerle geçen hafta Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,34, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,58, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 8,47 ve Çin’de Şanghay Bileşik endeksi yüzde 3,11 değer kaybetti.
Yurt İçi Gelişmeler
Yurt içinde ise geçen hafta yatay bir seyir öne çıktı. Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftayı yüzde 0,01 değer kazanarak 9.380,95 puandan tamamlarken, gelecek hafta ödemeler dengesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararı takip edilecek. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 20 Mart’ta takvim dışı kararla gecelik borç verme faizini 2 puan artırarak yüzde 46’ya çıkarmıştı. TCMB, politika faizini yüzde 42,5’te ve gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 41’de sabit tutmuştu.
Yurt içinde gelecek hafta pazartesi ödemeler dengesi, salı günü bütçe dengesi, çarşamba konut satış istatistikleri, perşembe TCMB’nin faiz kararı ve konut fiyat endeksi, cuma günü ise kısa vadeli dış borç istatistikleri takip edilecek.



