Cevdet Yılmaz’ın Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nde Yaptığı Açıklamalar

Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nde Cevdet Yılmaz’ın Açıklamaları
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 8. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nde önemli değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz’ın konuşmasında dikkat çeken ana noktalar şu şekilde özetlenebilir:
- Son yıllarda, Türkiye’nin sermaye piyasalarında sağlanan ilerleme, tüm paydaşlar için bir gurur kaynağı olmuştur. Hem arz hem de talep tarafında, büyüme ve gelişim kararlılıkla devam etmektedir.
- Pay senetlerinden borçlanma araçlarına kadar, doğrudan ve dolaylı olarak sermaye piyasasındaki toplam yatırımcı sayısı 36 milyonu aşmıştır. Bu büyüme, piyasanın dinamiklerini olumlu yönde etkilemektedir.
- 8 Aralık itibarıyla borsa yatırımcı sayısı 6,9 milyon kişi, portföy değeri ise 13,6 trilyon lira olarak kaydedilmiştir. Yatırım fonlarında ise yaklaşık 5,5 milyon yatırımcı yer almakta olup, bunların portföy büyüklüğü 4,4 trilyon lira düzeyindedir.
- Geçen yıl, 54 şirket ilk halka arz yoluyla toplamda 79,3 milyar lira fon temin ederken; 12 Aralık itibarıyla halka arz süreçlerini tamamlayan 31 şirket de 55,9 milyar lira kaynak sağladı.
- Ülkemiz, halka arzdan sağlanan fon büyüklüğü açısından geçen yıl dünyada 10’uncu, Avrupa’da ise birinci sıraya yükselmiştir. Bu gelişme, reel sektörün sermaye piyasasına olan ilgisinin her geçen yıl arttığını göstermektedir.
- Yatırımcı sayısındaki artış, düzenleyici ve denetleyici otorite olan Sermaye Piyasası Kurulu’na da ek sorumluluklar yüklemektedir.
“Rezervlerimiz hızla güçleniyor”
Yılmaz, rezervlerle ilgili de şu bilgileri paylaştı: “2023 yılı Mayıs ayında 98,5 milyar dolar seviyesinde olan brüt rezervler, 29 Kasım haftası itibarıyla 59,2 milyar dolar artışla 157,7 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Uyguladığımız programa duyulan güvenin bir göstergesi olarak CDS risk primimiz 244 baz puanla, 2020 yılının Şubat ayından bu yana en düşük seviyeye gerilemiştir.”
“Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamamız, kesintisiz olarak 67 haftadır düşüş göstermektedir. KKM, zirve dönemine göre 2,2 trilyon TL azalarak 1,2 trilyonun altına inmiştir. KKM’nin toplam mevduat içindeki payı, geçen yıl en yüksek seviyesi olan yüzde 26,2’den, yüzde 6,6 seviyesine gerilemiştir. Türk lirasına olan güven ve talep giderek artmaktadır.”
“Türk lirası mevduatın toplam içindeki payı, aynı dönemde yaklaşık 25 puan artışla yüzde 57,3 seviyesine ulaşmıştır. Makro finansal istikrarımızı güçlendiren ve dayanıklılığımızı artıran programımız sayesinde, bu yıl üç büyük kredi derecelendirme kuruluşundan iki kez not artırımı alan tek ülke olmanın gururunu yaşıyoruz.”



