Dünya Ticaret Örgütü’nden Küresel Ticaret Görünümü Raporu

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), Küresel Ticaret Görünümü ve İstatistikleri raporunu yayımladı. DTÖ, bu yılın başlarında dünya ticaretinin büyümesinin devam edeceğini ve özellikle mal ticaretinin küresel ekonomik büyümeyle paralel bir artış göstereceğini öngörüyordu. Ancak, bu yıl ocak ayından itibaren uygulamaya konulan geniş çaplı gümrük vergileri nedeniyle, DTÖ ekonomistleri ticarete dair mevcut durumu yeniden değerlendirme gereği hissetti.
Bu çerçevede, 14 Nisan itibarıyla açıklanan karşılıklı gümrük tarifeleri sonrası ortaya çıkan şartlar altında, DTÖ dünya mal ticaret hacminin bu yıl yüzde 0,2 oranında azalacağını tahmin ediyor. Bu oran, DTÖ’nün daha önce açıkladığı “düşük tarife” senaryosuna dayanan yüzde 2,9’luk büyüme tahmininin oldukça altında kalıyor.
Raporda, ABD’nin karşılıklı tarifeleri 90 gün süreyle askıya almasının ticaretteki daralmayı hafiflettiği belirtiliyor; ancak ticarete yönelik aşağı yönlü risklerin devam edeceği vurgulanıyor. Özellikle, Kuzey Amerika’da ihracatın yüzde 12,6 oranında azalacağı öngörülüyor ve bu durum ticaretteki düşüşün daha sert olacağına işaret ediyor.
Ticarette Daralma Daha Keskin Olabilir
ABD’nin açıkladığı ve sonrasında 90 günlüğüne askıya alınan karşılıklı tarifelerin yeniden yürürlüğe girmesi ve ABD dışındaki ticari ilişkileri etkileyecek şekilde artan belirsizliklerin, küresel mal ticaret görünümüne yönelik riskleri artırdığı ifade ediliyor. Rapora göre, söz konusu tarifelerin bu yıl küresel mal ticaret hacmini yüzde 0,6 oranında azaltabileceği tahmin ediliyor. Eğer ticaret politikalarına yönelik belirsizlikler yaygınlaşırsa, bu daralma yüzde 0,8’e kadar çıkabilir. Ayrıca, karşılıklı tarifelerin devreye girmesi ve belirsizliğin yayılması durumlarının bir arada gerçekleşmesi, küresel mal ticaretinde bu yıl yüzde 1,5’lik bir daralmaya yol açabilir. Küresel ticaret hacminin 2026’da ise yüzde 2,5 oranında büyüyeceği öngörülmektedir.
Ticari Görünüm Bölgeler Arası Farklılıklar Gösteriyor
Dünya mal ticaret hacminin 2024’te yüzde 2,9 ve küresel ekonominin ise yüzde 2,8 büyümesi bekleniyor. Ancak, bu yıla ilişkin tahminler tam ters bir eğilimi işaret ediyor ve bu yıl son tarife önlemlerinin etkisinin bölgeler arasında keskin farklılıklara yol açacağı öngörülüyor. Mevcut politika ortamında, Kuzey Amerika’nın bu yıl ihracatında yüzde 12,6 ve ithalatında yüzde 9,6’lık bir düşüş bekleniyor. Bu durum, bölgenin performansının dünya mal ticareti büyümesinden yüzde 1,7 puan eksilterek genel büyüme oranını negatife çevireceği anlamına geliyor.
Asya ve Avrupa’nın ihracat ve ithalatında ise sırasıyla yüzde 1 ve yüzde 1,9’luk bir büyüme tahmin ediliyor. ABD-Çin ticaretindeki aksaklıkların, küresel ticarette önemli sapmalara neden olacağı ve üçüncü pazarlarda Çin’in artan rekabetine ilişkin endişeleri artıracağı belirtiliyor. Ticaretin yeniden yönlendirilmesiyle birlikte, Çin’in ticari mal ihracatının Kuzey Amerika dışındaki tüm bölgelerde yüzde 4-9 arasında artması bekleniyor. Öte yandan, ABD’nin Çin’den ithalatının tekstil, hazır giyim ve elektrikli ekipman gibi sektörlerde keskin bir düşüş göstermesi ve bu boşluğu doldurabilecek diğer tedarikçiler için yeni ihracat fırsatları yaratması muhtemel görünüyor.
Raporda, ABD tarifelerinin yeniden yürürlüğe girmesinin ticaretlerini az sayıda ürüne yoğunlaştıran ve aksaklıklarla başa çıkmak için sınırlı kaynağa sahip en az gelişmiş ülkeler için ciddi sonuçlar doğurma riski taşıdığına dikkat çekiliyor.
Hizmetler Ticaretinde Büyüme Öngörüsü
Rapora göre, geçen yıl küresel ticaretin yüzde 26,4’ünü oluşturan hizmet ticaretinin bu yıl yüzde 4 oranında artacağı, ancak daha önceki beklentilerin yüzde 1 altında kalacağı tahmin ediliyor. Hizmet ticareti yüksek tarifelerle karşılaşmıyor olmasına rağmen, mal ticaretindeki muhtemel düşüşün hizmet sektörünü de etkilemesi bekleniyor.
Belirsizlikler Tüm Dünya İçin Ciddi Sonuçlar Doğuracak
DTÖ Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala, rapora ilişkin düzenlenen basın toplantısında ABD-Çin gerilimi gibi ticaret politikasını çevreleyen belirsizliklerden büyük bir endişe duyduğunu ifade etti. Son dönemde tarife geriliminin azalmasının küresel ticaret üzerindeki baskıyı geçici olarak hafiflettiğini belirten Okonjo-Iweala, ancak süregelen belirsizliklerin, başta en kırılgan ekonomiler olmak üzere tüm dünya için ciddi sonuçlar doğurarak küresel büyümeyi frenleme tehdidi oluşturduğunu vurguladı.
Okonjo-Iweala, iki büyük ekonomi arasındaki ticaretteki keskin düşüş riskinin, iki ülke arasındaki ticaretin yüzde 81 oranında azalacağı tahminini de desteklediğini belirtti. Son muafiyetler olmasaydı bu düşüşün yüzde 91’e ulaşabileceğini ifade etti. İkili ticaretteki bu düşüş, neredeyse bu ekonomilerin birbirinden ayrılması anlamına geliyor.
İki büyük ekonomi arasındaki ayrışmanın, küresel ekonominin iki izole blok halinde daha geniş bir parçalanmaya yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunan Okonjo-Iweala, bu parçalanmaya ilişkin endişelerin daha önce de dile getirildiğini ve şimdi bunun somut bir şekilde ortaya çıktığını belirtti. Ayrıca, dünya mal ticaretinin yüzde 74’ünün tarife dışı şartlarda gerçekleştiğini vurgulayan Okonjo-Iweala, ülkelerin bunu sürdürmenin yollarını bulmak için iletişimde bulunduklarını kaydetti.
DTÖ Başekonomisti Ralph Ossa, ticaret politikası belirsizliğinin ihracatı azalttığını ve ekonomik faaliyeti zayıflattığını ifade ederek, “Gümrük tarifeleri, geniş kapsamlı ve genellikle istenmeyen sonuçları olan politikalar. Ticaretteki belirsizlikler nedeniyle, küresel ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 2,2 seviyesine yavaşlayacağını tahmin ediyoruz. Bu oran, daha önceki büyüme tahminimizin yüzde 0,6 altında. Yavaşlamanın en büyük etkilerinin ABD’de görülmesini bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.



