E-Ticaret Derneği’nden Stopaj Kesintisi Açıklaması

E-Ticaret Derneği (ETİD), e-ticarette uygulanacak stopaj kesintisi hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Dernek tarafından yapılan açıklamada, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın, 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren internet üzerinden satış yapan şirketlere stopaj uygulamasına başlayacağı hatırlatıldı. Açıklamada, “Yeni sistem ile e-ticaret platformları, satıcılardan vergi kesintisi yaparak maliyeye ödeme gerçekleştirecek. Bu çerçevede, şahıs şirketleri, anonim şirketler ve limited şirketlerin e-ticaret platformları aracılığıyla gerçekleştirdikleri satışlardan henüz belirlenmemiş bir tutarda stopaj kesintisi yapılacak ve bu kesinti, KDV hariç satış tutarı üzerinden hesaplanacak.” bilgisi verildi.
E-ticaret stopajı uygulamasının gereksiz olduğuna yönelik çabaların, kanun hazırlık çalışmaları sürecinde sonuç vermediğini vurgulayan Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Ekmekçi, mevcut düzenlemenin e-ticaret ekosistemi açısından en kritik unsurunun tevkifat oranı olduğunu belirtti. Ekmekçi, bu oranın yüzde 1’in altında, ideal olarak yüzde 0,1-0,5 aralığında olması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, elektronik kategoriler başta olmak üzere birçok kategoride satıcı marjlarının yüzde 1-2 civarında olduğunu belirten Ekmekçi, yüksek stopaj oranlarının birçok işletmeyi e-ticaretten uzaklaştırabileceğine ve e-ticaret dışı kanalların haksız bir rekabet avantajı elde etmesine yol açabileceğini söyledi. Bu durumun, tamamen kayıtlı bir e-ticaret alanının küçülmesine neden olabileceğine dikkat çekti.
Hindistan’daki Binde 1’lik Kesinti Dışında Örneği Yok
Ekmekçi, e-ticaret ekosisteminin fiyat rekabetinin yoğun olduğu bir platform olduğuna dikkat çekerek, “Satıcıların, vergi konusu farklılık gösterse de KDV uygulamasına benzer şekilde, tevkifat miktarını satış fiyatlarına yansıtması büyük ölçüde muhtemel. Bu durum, özellikle kâr marjının ve platform komisyonlarının düşük olduğu cep telefonu, kahverengi veya beyaz eşya gibi ürünlerin bulunduğu elektronik ve ev aletleri kategorisinde daha belirgin hale gelecektir. Tevkifat oranının yüzde 1’in üzerinde belirlenmesi, yansıtma eğilimini daha da artıracaktır.” dedi. Uluslararası uygulamalara bakıldığında, e-ticarete tevkifat yükümlülüğü getirilmesinin son derece nadir bir uygulama olduğunu söyleyen Ekmekçi, bu uygulamanın yürürlüğe girdiği yerlerde yaşanan sorunlar nedeniyle genellikle vazgeçildiğini veya oranların oldukça düşük belirlendiğini belirtti. Örneğin, Hindistan’da yüzde 1 ile başlatılan e-ticarete vergi kesintisi uygulamasının, Ekim 2024 itibarıyla yüzde 0,1’e indirildiğini vurguladı.
Ticaret Kayıt Dışı Alanlara Kayabilir
Ekmekçi, bu durumun geleneksel perakendeciliği baskılayan e-ticaret ekosisteminde fiyatların genel olarak yükselmesine yol açabileceğini ve bu durumun fiziksel perakende fiyatlarını da artırarak enflasyona sebebiyet verebileceğini belirtti. Bu nedenle, kayıtlı bir ekosistem olan e-ticaretin, fiziksel perakendeye karşı dezavantajlı bir konuma düşebileceği ve ticaretin kayıt dışı alanlara kayma riski taşıdığına dikkat çekti. Ekmekçi, olası diğer riskleri ise şu şekilde sıraladı:
- Yüksek stopaj oranı, gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerindeki vergi iade taleplerini artırabilir.
- Mükellef ve idare açısından ilave prosedürel zorluklar yaratabilir.
- E-ticaret ekosisteminde muhasebesel operasyon karmaşıklığına yol açabilir, bu da e-ticaretin satıcılar açısından daha sade ve kolay bir yapısından uzaklaşmasına neden olabilir.
- Finansal işlemler alanında daha yetenekli olan büyük satıcılar, finansal operasyonlarını küçük işletmelere kıyasla daha iyi yönetebileceği için, küçük işletmeler rekabet dezavantajı yaşayabilir.



