Haberler

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Brookings Enstitüsü’ndeki Açıklamaları

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Brookings Enstitüsü’nde gerçekleştirilen bir etkinlikte önemli açıklamalarda bulundu. Sunumunda, “Para politikasının gecikmeli etkisi artık devreye girmeye başladı. Negatif mali itki ile daha destekleyici gelirler politikası, Türkiye’nin dezenflasyon sürecini hızlandıracaktır. Firmaların fiyatlama davranışlarındaki iyileşme de bu süreci desteklemektedir.” dedi.

Şimşek, cari açıktaki daralmaya dikkat çekerek, “Petrol ve doğal gaz üretimindeki artış, enerji dönüşümü ile birlikte aktif sanayi politikaları sayesinde cari dengedeki iyileşmeyi kalıcı hale getirmeyi amaçlıyoruz. Bu gelişmeler, rezerv birikimine katkı sağlayarak dış borcun milli gelire oranını düşürecektir.” şeklinde konuştu. Rezervlerdeki artışın temel nedeninin dolarizasyondaki azalma olduğunu vurgulayan Şimşek, bankacılık sektörü ve reel sektörün artan dış borç çevirme oranlarının yanı sıra portföy girişlerinin de rezerv birikimine olumlu katkılar sağladığını belirtti. Ayrıca, kur korumalı mevduat hesaplarında Ağustos 2023’ten bu yana 100 milyar doların üzerinde bir azalma yaşandığını ifade etti.

Şimşek, “Verimliliği artırmayı hedefleyen bir programımız mevcut. Türkiye, ticaretteki parçalanmalara karşı dayanıklı bir yapı sergilemektedir. Gümrük Birliği’nin yanı sıra, 27 ülkeyle serbest ticaret anlaşmamız bulunuyor. Toplam ihracatımızın yüzde 60’ı, bu serbest ticaret anlaşmaları yaptığımız ülkelerle gerçekleştiriliyor.” diyerek, Türkiye’nin uluslararası ticaretteki konumunu da değerlendirdi.

Türkiye’ye Neden Yatırım Yapılmalı?

Şimşek, Türkiye’nin yatırım konusundaki avantajlarını vurgulayarak, “Ülkemiz, 90 milyona yaklaşan nüfusu ve 15 bin dolarlık kişi başına geliri ile büyük bir ekonomi olma potansiyeline sahip. Gelişmekte olan ekonomiler arasında büyüme performansımız, emsallerimizin çok üzerinde.” dedi. Ayrıca, Türkiye’nin güçlü ve nitelikli bir iş gücü piyasasına sahip olduğunu belirterek, “Her yıl 1 milyonu aşkın kalifiye iş gücü, üniversite ve meslek okullarından mezun olmaktadır.” şeklinde ekledi.

Şimşek, Türkiye’de güçlü bir üretim kültürünün bulunduğunu da ifade ederek, “Peki, neden bazı gelişmiş ekonomiler kadar zengin değiliz? Çünkü hala katma değer zincirinde yukarı çıkamadık. Bu, üzerinde çalışmamız gereken bir konu. Orta yüksek ve yüksek katma değerli ürünler üretmek için yapısal reformları hızlandıracağız.” dedi.

Türkiye’nin AB ile Yakınlığı İki Taraf İçin de Faydalı

Türkiye’nin BRICS’e katılma isteğine yönelik bir soruyu yanıtlayan Şimşek, “BRICS, mevcut formatıyla bir diyalog platformu niteliğindedir ve Avrupa Birliği (AB) gibi daha yapısal bir platformla eşit değildir.” dedi. Türkiye’nin AB için bir yük olmaktan ziyade bir kazanım olduğunu kanıtladığını ifade eden Şimşek, “Gerçekten daha derin bir entegrasyon istiyorlarsa Türkiye’ye ihtiyaçları var ancak kendi siyasetleri buna engel oluyor.” şeklinde konuştu. Ayrıca, Türkiye’nin AB ile yakınlığının her iki taraf için de faydalı olacağına dikkat çekti.

İlginizi Çekebilir  XPeng Motors ve Volkswagen'dan Elektrikli Araçlar İçin Ortak Şarj Ağı

Ticaretteki Parçalanmalara Karşı Gümrük Birliği’nin Güncellenmesi Vurgusu

Şimşek, ABD’de Cumhuriyetçilerin başkan adayı Donald Trump’ın uygulamayı düşündüğü tarifelerin Türkiye üzerindeki olası etkilerine dair bir soru üzerine, “Adaylar hakkında yorum yapmanın uygun olmayacağını” ifade etti. ABD’nin vergi kesintileri nedeniyle daha büyük bir bütçe açığına sahip olacağına dair öngörülerde bulunan Şimşek, “Bu durum, daha büyük bir açığın artan borç anlamına geleceğini gösteriyor.” dedi. Ayrıca, bu durumun daha yüksek uzun vadeli faiz oranları ve güçlü dolar anlamına geleceğini belirtti ve bunun gelişmekte olan piyasalar ile dolayısıyla Türkiye’ye zarar verebileceğini ifade etti.

Muhtemel ticari ayrışmalardan Türkiye’nin de etkilenebileceğini söyleyen Şimşek, bunun Türkiye ile AB’yi yakınlaştırıp yakınlaştırmayacağı veya Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesine yol açıp açmayacağını tahmin etmenin zor olduğunu belirtti. Gümrük Birliği’nin hizmetler, kamu alımları ve tarımı da kapsayacak şekilde güncellenmesinin ticaret hacmini uzun vadede iki katına çıkarabileceğini vurgulayan Şimşek, “Herkes bundan faydalanabilir ancak siyaset buna engel oluyor.” diyerek sözlerini tamamladı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu