Hipertansiyonun Küresel Etkisi ve Aktiia’nın Yenilikçi Çözümü

Hipertansiyonun Küresel Etkisi
HANDE BERKTAN tarafından belirtilen verilere göre, yüksek tansiyon dünya genelinde ölümlerde en önde gelen risk faktörlerinden biridir. Her iki yetişkinden birinin hipertansiyonla mücadele ettiği göz önüne alındığında, bu durumun yaygınlığı oldukça dikkat çekicidir. Hipertansiyonu bulunan bireylerin yalnızca dörtte biri, kan basıncını başarılı bir şekilde kontrol altında tutabilmektedir. Bu da, yüksek tansiyonun yaklaşık 1,3 milyar insanı etkilediği anlamına geliyor.
Yüksek tansiyon, sadece bir sağlık sorunu olmanın ötesinde, dünya çapında erken ölümün en önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun yanında, felç, koroner arter hastalığı ve kalp yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarının yanı sıra demansa da katkıda bulunan bir risk faktörü olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle, hipertansiyonun etkin bir şekilde yönetilmesi, hastaların kan basıncı ölçümlerini geleneksel doktor muayenehanelerinin dışındaki ortamlarda da kolay ve güvenilir bir şekilde alabilmelerine bağlıdır.
Aktiia’nın Yenilikçi Çözümü
İsviçre merkezli Aktiia, bilek üzerine takılan bir donanım sensörü ile kan basıncı ölçüm teknolojisinde öncü bir firma olarak tanınmaktadır. Şirket, son teknolojisi sayesinde imrenilen CE işaretini elde etmeyi başarmıştır. CE işareti, bir ürünün Avrupa Birliği’nin güvenlik, sağlık ve çevre koruma standartlarını karşıladığını gösteren önemli bir işarettir.
Aktiia’nın yeni ürünü, kullanıcıların donanım ihtiyacını ortadan kaldırmakta ve kalibrasyon gerektirmemektedir. Bu ürün, aynı zamanda üretken yapay zeka uygulamasının bir sonucu olarak geliştirilmiştir. Aktiia, kullanıcılara akıllı telefonlarının kameralarını kullanarak doğru kan basıncı ve kalp atış hızı ölçümleri yapma imkânı sunmaktadır. Kullanıcılar, parmak uçlarını kameranın üzerine koyarak, yazılımın gerekli fizyolojik verileri 90 saniye içerisinde yakalamasını sağlamaktadır.
Bu yenilikçi uygulamanın 2025 yılında pazara sunulması beklenmektedir ve bu, hipertansiyon yönetiminde devrim yaratacak bir adım olarak görülmektedir.



