İklim Değişikliği ve COP29: Hedeflerin Uygulama Zamanı

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) Sera Gazı Salımlarının Azaltılması Üçüncü Çalışma Grubu Başkan Yardımcısı ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şiir Kılkış, Azerbaycan’da bu yıl gerçekleştirilecek olan COP29’un, belirlenen hedeflerin uygulanması açısından kritik bir fırsat sunduğunu vurguladı. Bu önemli konferans, 11-24 Kasım tarihleri arasında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirilecek ve küresel ısınma ile mücadelede son durum başta olmak üzere iklim değişikliği ile ilgili birçok önemli konuyu masaya yatıracak.
“Her Düzey İçin Planlama Şart”
Doç. Dr. Kılkış, Türkiye’nin güneş kuşağında yer almasının sağladığı avantajlarla birlikte, enerji kaynaklarının akıllıca yönetilmesi ve buna yönelik planlamaların yapılmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Bu bağlamda, şu noktalara dikkat çekti:
- Hangi enerji kaynağının, hangi ihtiyaç ve enerji talebi için kullanılacağı, akıllıca bir yönetim gerektirir.
- Yenilenebilir enerji hedefleri hızla değerlendiriliyor ve bu hedeflerin şehirler düzeyinde uygulanması önemlidir.
- Şehirlerin enerji tüketim taleplerinin dengeli ve uyumlu bir şekilde planlanması, sürdürülebilir bir gelecek için kritik bir adımdır.
Kılkış, Avrupa’daki şehirlerin 2030 yılına kadar net sıfır salım hedefleri belirlediğini ve bu hedeflerin desteklenmesinin önem taşıdığını belirtti. Ayrıca, IPCC’nin Altıncı Değerlendirme Raporu’ndaki verilerle, dünya genelindeki sıcaklık artışlarının ve iklim değişikliği etkilerinin daha da belirgin hale geleceğini vurguladı. Aşırı yağışlar, kuraklık, orman yangınları ve yüksek sıcaklıkların yaşanabilir bir dünya için büyük bir tehdit oluşturduğunu kaydetti.
COP29’dan Beklentiler
Kılkış, COP29’dan çıkabilecek sonuçlara dair şu değerlendirmelerde bulundu: “Geçtiğimiz yıl, teknik diyalogların ardından ilk Küresel Durum Değerlendirmesi’nin sonuç bildirgesi yayımlandı. Bu bildirgede, 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji kurulu gücünün üç kat artırılması, enerji verimliliğinin iki kat hızla iyileştirilmesi ve fosil yakıtlardan uzaklaşma hedefleri yer aldı. Her COP toplantısında hükümetler, kendilerine yeni hedefler koyma çabası içinde olmalarına rağmen, bu hedeflerin çoğu yetersiz kalmaktadır. Mevcut durum, sorunun hala devam ettiğini ve çözüm yollarına yeterince yaklaşamadığımızı gösteriyor. Bu nedenle, belirlenen hedeflerin artık uygulamaya geçirilmesi ve bu süreçte hızlı ilerlemeler kaydedilmesi gerektiğini düşünüyorum. Tüm ülkelerin, bilimsel verileri temel alarak işbirliği içinde bu sorunların üstesinden gelmeleri elzemdir.”
COP Zirvelerinin Tarihçesi
Küresel ısınmanın çeşitli yönlerinin ele alındığı COP zirvelerinin ilki 1995 yılında Almanya’nın Bonn kentinde gerçekleştirildi. “Conference of the Parties” (Taraflar Konferansı) olarak bilinen bu etkinlik, Türkçede genellikle “COP zirveleri” olarak anılmaktadır. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne taraf ülkeler, her yıl farklı bir ülkede bir araya gelerek iklim değişikliğinin getirdiği sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm yolları üzerinde kapsamlı tartışmalar yürütmektedir.
1992 yılında Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda imzaya açılan bu sözleşme, 21 Mart 1994’te yürürlüğe girmiştir. Taraf ülkeleri, sera gazı emisyonlarını azaltma, araştırma ve teknoloji işbirliği yapma ve sera gazı yutaklarını koruma konusunda teşvik eden bu sözleşmeye Türkiye, 24 Mayıs 2004 tarihinde katılmıştır.



