İstanbul Sanayi Odası Meclisi: Döngüsel Ekonomi ve Deprem Güvenliği Üzerine Değerlendirmeler

İstanbul Sanayi Odası Meclisi Toplantısı
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin haziran ayı olağan toplantısı, “Döngüsel Ekonomi, Sürdürülebilir Yeşil Kalkınma, Deprem Güvenlikli Sanayi İçin Vizyoner ve Yenilikçi İş Birliği Olanaklarını Değerlendirmek” ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonunda gerçekleştirildi. Toplantıda İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, açılış konuşmasını yaparken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da konuk olarak katılarak güncel meseleler hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Başkan Bahçıvan, konuşmasında, günümüz dünyasında küresel rekabetçilik için sektörlerin daha yeşil, döngüsel ve dijital bir yapıya kavuşmasının artık bir zorunluluk olduğunu vurguladı. “Sınırlara ulaştığımız bu dönemde, doğal kaynakların aşırı tüketimine neden olan ve ‘al-kullan-at’ mantığıyla özetlenen doğrusal ekonomi modelinden hızla döngüsel ekonomiye geçiş yapmalıyız.” dedi. Bahçıvan, Circle Economy ve Deloitte iş birliğiyle hazırlanan 2025 yılı Döngüsellik Boşluk Raporu’na atıfta bulunarak, dünyanın döngüsel dönüşüm konusunda alarm verici bir gerileme yaşadığını, son 50 yılda doğadan malzeme çıkarımının üç katına çıktığını ve bu gidişatla 2060 yılına kadar bu miktarın yüzde 60 daha artabileceğini belirtti.
“Rapor, döngüsel ekonomiye geçişin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini ortaya koyuyor.” diyen Bahçıvan, önemli iş birliklerinden biri olan Ipsos Araştırma Şirketi ile yürütülen İSO Sanayide Sürdürülebilirlik Eğilimi Araştırması’nın 2025 yılında ikinci kez gerçekleştirileceğini ve kamuoyuyla paylaşılacağını ifade etti. Türkiye genelinde 600’ün üzerinde sanayi firması ile yapılan araştırmanın sonuçları doğrultusunda “İSO Sanayide Sürdürülebilirlik Eğilimi Skorları”nın hesaplandığını bildirdi. Bahçıvan, Türkiye genelinde sanayi firmalarının en yüksek skora ulaştığı alanın 100 üzerinden 50,33 ile ‘Farkındalık’ olduğunu belirterek, bu konudaki artışın önemine dikkat çekti.
Yeşil Dönüşüm ve Finansman
Yeşil dönüşümün uluslararası ticarette de öncelikli bir kriter haline geldiğini vurgulayan Bahçıvan, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın önemli bir unsuru olan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) başta olmak üzere döngüsel ekonomiye geçişe yönelik birçok yeni standardın, küresel ticareti etkileyecek nitelikte olduğunu hatırlattı. Türkiye’de yeşil dönüşüm finansmanına yönelik mevzuat altyapısının, taksonomi, hesaplama, doğrulama ve raporlama ile risk yönetimi ve veri üretimi konularındaki çalışmaların hız kazanmasının, yeşil dönüşüm için uluslararası finans kaynaklarının Türkiye’ye yönelmesi açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.
Bahçıvan, Climate Bonds Initiative (CBI) tarafından yayımlanan verilere göre 2024 yılı sonu itibarıyla toplam yeşil tahvil hacminin 3,5 trilyon dolara ulaşmasının, ayrıca COP29‘da Dünya Bankası’nın çok taraflı kalkınma bankalarının 2030’a kadar gelişmekte olan ülkelere yılda 120 milyar dolar iklim finansmanı sağlamayı hedeflediğini duyurmasının, küresel piyasaların konuya verdiği önemi gösterdiğini ifade etti.
Üçüz Dönüşüm ve İş Birliği
Dönüşüm sürecinin başarılı bir şekilde gerçekleşmesi için toplumun değişimi benimsemesinin önemine değinen Bahçıvan, dijital ve yeşil dönüşümü insan ve kültür unsurlarıyla birleştiren “üçüz dönüşüm” sürecinin, dönüşümün öznesi olan insanı temel alarak bütüncül bir yaklaşım ile yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Sanayinin sürdürülebilir yeşil kalkınma için artan sorumluluğuna işaret eden Bahçıvan, kamu, finans kurumları, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin iş birliği içinde hareket etmesinin gerekliliğini de dile getirdi. İSO olarak bu yolda karşılaşılacak engellerin iş birliği ile aşılabileceğine inandığını belirtti. Ayrıca, ülkemizin 2026’da düzenlenecek COP31 toplantısına ev sahipliği yapma talebini de desteklediklerini vurguladı.
Deprem Riskine Karşı Önlemler
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, yaklaşık iki buçuk yıl önce yaşanan Cumhuriyet tarihinin en acı depremlerine dikkat çekerek, İstanbul’daki olası bir depremin sonuçlarının çok daha ağır olabileceğine dair bir farkındalık oluşturdu. Bu bağlamda, deprem riski açısından sanayi tesisleri için acilen gerçekleştirilecek adımların önemine vurgu yaptı. Bahçıvan, bu doğrultuda üç aşamadan oluşan öneriler sundu:
- İlk Aşama: İstanbul’daki sanayi tesislerinin depreme dayanıklılık durumunu ortaya koyacak bir envanter çalışması hızla hayata geçirilmeli.
- İkinci Aşama: Yapıların depreme karşı güçlendirilmesine yönelik mevzuat ile ilgili olarak, akademisyenlerle iş birliği içinde harici ve kısmi güçlendirmeyi sağlayacak “yapısal göçmeyi önlemeye yönelik onarım ve iyileştirme” yöntemlerinin mevzuata eklenmesini talep ediyoruz.
- Üçüncü Aşama: Dönüşüm için sanayimize gerekli finans ve vergi desteğinin sağlanmasıdır. Bu amaçla, kentsel dönüşüme benzer bir “sanayi dönüşümü” projesinin hızla hayata geçirilmesi gerekmektedir.



