Haberler

İTO Başkanı Şekib Avdagiç’ten Ekonomik Değerlendirmeler ve İhracat Stratejileri

İTO Başkanı Avdagiç’ten Ekonomik Değerlendirmeler

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye’nin ekonomik durumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Avdagiç, kısa vadede finansman maliyetlerinin düşürülmesi, finansmana erişimle ilgili yeni stratejilerin geliştirilmesi ve döviz kuru ile enflasyon arasındaki dengenin korunması gerektiğini vurgulayarak, “Tüm sıkıntıları aşacak güce sahibiz. Yeter ki Türkiye’nin yatırım potansiyelini artıracak ve ihracatta karşılaştığımız sorunları aşmamıza yardımcı olacak bir politika setini hızlıca devreye alalım.” ifadelerini kullandı.

Avdagiç, genel anlamda enflasyonu aşağı çekmeye yönelik bir dizi politika önerisini desteklemeye çalıştıklarını hatırlatarak, para politikasındaki sıkılaşmanın sadece iş dünyası üzerindeki etkilerini ele almanın yetersiz olduğunu belirtti. Üreticilerin ve ihracatçıların, artan finansman maliyetleri ile mücadele etmek zorunda kaldığını dile getirerek, “Bir taraftan finansman maliyetleri çok yükseldi, diğer taraftan finansmana erişim zorlaştı.” dedi.

Avdagiç, Türk lirasının aşırı değerlenmesinin, üreticileri ve ihracatçıları zor durumda bıraktığını, bu durumun ithalatçılar için ise bir avantaj oluşturduğunu ifade etti. Geçtiğimiz yıl döviz değerlemesinin %18-19 seviyelerinde kalırken, enflasyonun %45, ücret artışlarının ise %50 civarında gerçekleştiğini belirten Avdagiç, “Bu makas, iş dünyası için zor bir mücadele alanı oluşturdu. Dünyanın hiçbir yerinde döviz fiyatları ile enflasyon arasındaki farkın bu kadar açıldığı bir süreç yaşanmadı.” şeklinde konuştu.

Büyüme ve İhracat Üzerine Analizler

İstanbul Ticaret Odası olarak, büyüme rakamlarını iki temel başlık altında incelediklerini kaydeden Avdagiç, bunların “yatırımların” ve “ihracatın” büyümeye etkisi olduğunu belirtti. Her iki kalemde de negatif sonuçlar elde edildiğini ifade eden Avdagiç, bu durumun önümüzdeki dönem için ciddi uyarılar barındırdığını vurguladı. “Üretimi artırarak ülkenin rekabetçiliğini koruyacak bir politika izlemeye devam etmemiz gerekiyor.” dedi.

İhracatta sınırlı bir artış gözlemlense de, özellikle emek yoğun sektörlerde daralmalar yaşandığını belirten Avdagiç, Türkiye’nin belirli sektörlerdeki ihracat artışını ve kümülatif oranlarını dikkatle analiz etmenin önemini vurguladı. “Sektörel alt kırılımları inceleyerek değerlendirme yapmalıyız. Türkiye’deki sektörlerin üçte ikisinin ihracatında azalma gözlemleniyor. Türkiye, finansal açıdan pahalı bir ülke haline geldi. Yatırım yapabilme kabiliyetimiz geriliyor.” diye ekledi.

İlginizi Çekebilir  KKTC'de Türkiye ve Dünya Ekonomisi Konferansı

Finansman Önerileri ve Yüksek Teknoloji Ürünleri

Bütün bunların ışığında, sürdürülebilir bir ihracat yapmak için üç temel öneri sundu:

  • Kısa vadede finansman maliyetleri düşürülmeli.
  • Finansmana erişimle ilgili yeni açılımlar yapılmalı.
  • Döviz kuru ile enflasyon arasındaki korelasyon korunmalı.

Tüm sıkıntıları aşacak güce sahibiz. Yeter ki Türkiye’nin yatırım potansiyelini artıracak politikaları hızlıca devreye alalım.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın orta-yüksek ve yüksek teknolojili yatırımlar için “Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi” programının büyüklüğünün 500 milyar liraya çıkarıldığını açıklamasının çok önemli bir karar olduğunu belirten Avdagiç, “Bu programın hızlı bir şekilde hayata geçirilmesini bekliyoruz.” ifadelerini kullandı. Faiz oranlarının %15 ile %30 arasında değiştiğini belirten Avdagiç, yatırımcının lehine yapılacak değerlendirmelerin önemine dikkat çekti.

Türkiye’nin İhracat Hedefleri ve Stratejik Yaklaşımlar

Türkiye’nin yüksek teknoloji ürünü ihracatının toplam ihracat içindeki payının son iki yıldır düşüş trendine girdiğini ifade eden Avdagiç, “Bu kredi paketi çok değerli. Orta-yüksek ve yüksek teknoloji ürünlerine yatırım yapanların artması ve bu ürünlerin toplam ihracat içindeki yüzdesinin artırılması gerekiyor.” dedi.

Avdagiç, Türkiye’nin mutlaka ihracatını ithalatından daha hızlı artırması gerektiğini vurgulayarak, “150 yıllık tarihimizde yaşadığımız sıkıntıları geride bırakmalıyız. İthalatın cazip hale geldiği, ihracatın zorlaştığı bir dönemi aşmalıyız.” şeklinde konuştu.

İleriye dönük stratejilerin belirlenmesi gerektiğini belirten Avdagiç, Türkiye’nin son dönemde yaşadığı bölgesel risklere dikkat çekti. “İsrail’in Gazze’ye karşı sürdürdüğü saldırılar ve Rusya-Ukrayna çatışması gibi durumlar, Türkiye’nin ekonomik istikrarını koruması açısından iş dünyasının beklentilerinin dikkate alınmasını zorunlu kılıyor.” dedi.

Avdagiç, Suriye’deki durumu da göz önünde bulundurarak, Türkiye’nin sürekli ve etkili bir proaktif yaklaşım sergilemesi gerektiğinin altını çizdi. “Türkiye, Suriye’nin yeniden inşasında en büyük çözüm ortağı olmalı ve bu süreçte devlet ve tüm kurumların proaktif bir tutum sergilemesi önemli.” dedi.

İTO’da Yeni Dönem

Şekib Avdagiç, İstanbul Ticaret Odası’nda görev yapmaya başladıkları süreçte istişare mekanizmalarına büyük önem verdiklerini vurguladı. Ekim 2026’da yapılacak oda seçimlerinde İTO başkanlığına tekrar aday olacağını açıkladı. “Bir dönem daha bu göreve aday olmamız konusunda bir konsensüs oluştu. İTO seçimlerinin demokratik bir süreç içinde gerçekleştirilmesini umuyorum.” dedi.

İlginizi Çekebilir  Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan Depremzedelere Mücbir Sebep Duyurusu

Avdagiç, yeni dönemde ustalık dönemi olacaklarını belirterek, “İTO’nun geleceği için hep birlikte çalışacağız.” ifadelerini kullandı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu