Küresel Ticaret Savaşları ve Petrol Piyasalarına Etkileri

Küresel Ticaret Savaşları ve Petrol Piyasaları Üzerindeki Etkileri
ABD Başkanı Donald Trump’ın 2 Nisan’da ithalata yönelik karşılıklı tarifelerin uygulanmasına ilişkin imzaladığı kararname, dünya genelinde ticaret savaşlarının derinleşmesine yol açtı. Bu gelişme, petrol talebinin kısıtlanacağına dair endişeleri artırdı. Trump’ın bu açıklamayı “kurtuluş günü” olarak nitelendirmesinin ardından, Brent petrolün varil fiyatı, artan talep kaygılarıyla birlikte aynı gün içinde yüzde 1 oranında değer kaybederek 73,64 dolardan kapandı. Batı Teksas türü (WTI) ham petrol de yüzde 0,6 düşerek 70,48 dolara geriledi.
Ardından, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışındaki bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun, kademeli üretim artışı kararına sadık kalacaklarını açıklamaları, talep daralmasıyla birlikte arz fazlası endişelerini güçlendirdi ve fiyatlar üzerinde ek baskı oluşturdu. OPEC+ grubu, 3 Nisan’da yaptığı açıklamada, 1 Nisan itibarıyla günlük 2,2 milyon varillik gönüllü üretim kesintisini kademeli bir şekilde sonlandıracaklarını ve mayıs ayında günlük 411 bin varillik üretim artışı yapacaklarını duyurdu. Bu haberin ardından Brent petrol, aynı gün içinde yüzde 5’ten fazla değer kaybederek 69,63 dolara geriledi ve Ekim 2023’ten bu yana en büyük günlük kaybını yaşadı. WTI da aynı gün 5,6 değer kaybederek 66,33 seviyesine indi.
Bu endişelere ek olarak, Çin’in 4 Nisan’da ABD’den ithal tüm ürünlere yüzde 34 ek gümrük vergisi getireceğini açıklaması, olası bir küresel “ticaret savaşı” riskini artırarak petrol fiyatlarının 63,85 dolara kadar gerilemesine neden oldu. Bu durum, Ağustos 2021’den bu yana ilk kez petrolün 65 doların altına düşmesine yol açtı. Brent petrol, bu günü yüzde 6’ya yakın düşüşle 65,74 dolardan kapatırken, WTI da yüzde 6’dan fazla azalışla 62,10 dolardan tamamladı. Böylece Brent petrol, Nisan ayının ilk haftasında yüzde 9,2 değer kaybederek 65,74 dolara geriledi ve Ağustos 2021’den bu yana en düşük haftalık kapanışı kaydetmiş oldu.
Petrol Fiyatları Üzerine Değerlendirmeler
Londra merkezli enerji enformasyon şirketi Energy Intelligence Group’un Petrol Piyasaları Ekonomisti Julien Mathonniere, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, küresel petrol talebinin görünümünün uzun süre düşük kalacağını belirterek, fiyatların 80 dolar seviyesine dönmesinin uzun bir süre mümkün görünmediğini ifade etti. Mathonniere, Trump ve OPEC+ grubunun aldığı kararların petrol talebini önemli ölçüde baskıladığını vurgulayarak, “OPEC+ grubu piyasaya fazla arz sağlamaya devam ederken, küresel ticaret savaşlarının yarattığı ekonomik belirsizlikler nedeniyle talepte önemli bir artış beklemiyorum. Bu nedenle, petrol fiyatlarının yakın dönemde varil başına 80 dolara geri dönmesini beklemek zor.” dedi.
Mathonniere, petrol fiyatlarındaki düşüşün devam etmesinin muhtemel olduğunu aktararak, sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle dünyanın en büyük talep merkezlerinden biri olan Çin’de yapısal ekonomik sorunlar devam ediyor. Pekin’in ABD ile büyük bir ticaret fazlası bulunması, ülkeyi ABD’nin aldığı tarife kararlarında doğrudan hedef haline getiriyor. Petrol talebi hızla artan Hindistan bile, olası bir küresel ticaret savaşının yıkıcı ekonomik etkilerini göz ardı edemez. Öte yandan, ABD ekonomisi de yavaşlama riskiyle karşı karşıya; çünkü tarifeler nihayetinde Amerikan vergi mükellefleri tarafından ödenecek.”
Trump’ın Ticaret Politikaları ve Ekonomik Etkileri
Mathonniere, ABD yönetiminin ulusal güvenlik politikası ile gümrük tarifelerini ilişkilendirmesinin küresel ticaret savaşlarının patlak vermesine zemin hazırladığını ve bunun Trump’ın ihracatı artırma hedefleriyle çeliştiğini ifade etti. Trump’ın izlediği politikaların, küresel ölçekte rekabetçi devalüasyon riskini artırdığını belirten Mathonniere, “Ülkeler, ABD’nin uyguladığı tarifelere rağmen ihracatlarını rekabetçi tutabilmek için para birimlerini bilinçli olarak değersizleştirebilir. Bu durumda, ABD malları diğer ülkeler için daha pahalı hale gelir ve Trump’ın istediğinin aksine, ABD’nin ihracatını artırması zorlaşır.” şeklinde konuştu.
Mathonniere, yatırımcıların bu süreçte ABD dolarını dikkatle izlemesi gerektiğini vurgulayarak, doların diğer para birimleri karşısında zayıflaması durumunda petrol talebinin de artabileceğini paylaştı. Trump’ın ilerleyen 6 ila 8 ay içerisinde doların değerini düşürmeye yönelik adımlar atabileceği düşüncesini ifade eden Mathonniere, bu durumun ülke içinde bir resesyon tehdidi yaratarak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) duruma müdahale etmesini sağlayabileceğini söyledi.
Ayrıca, Mathonniere, ABD’nin İran’a yönelik hamlelerine de dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, “ABD’nin İran’a yönelik olası askeri bir saldırısı, petrol fiyatlarını varil başına 5 dolar artırabilir, ancak risk primleri genellikle beklenenden daha hızlı düşme eğilimindedir.” değerlendirmesinde bulundu.



