Trustlife Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Denkdemir’in Açıklamaları ve İlaç Adayları

Trustlife Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Denkdemir’in Açıklamaları
Trustlife Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Denkdemir, şirketin başarı hikayesinin temellerini büyük bir ekip ruhuna dayandırarak, “İlk olmanın zorluğu aşmanın yolu bir büyük ekip olarak kenetlenmek. Çok güçlü bir ekip ruhu yarattığımızı düşünüyorum,” dedi.
Trustlife tarafından düzenlenen basın toplantısında Denkdemir, şirketin 13 farklı hastalık alanında geliştirdiği ilaç adayı moleküllerden özellikle Alzheimer, kas erimesi ve prostat kanseri için yürütülen Faz 1 klinik araştırma çalışmalarına başlandığını duyurdu.
İlaç Adayları ve Klinik Araştırmalar
Toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Denkdemir, “Şirket olarak 13 farklı ilaç adayı üzerinde çalışıyoruz. Bu çalışmalardan dokuzunun çeşitli ve önemli kanser hastalıkları üzerine olduğunu, geri kalanların ise nörolojik ya da nadir hastalıklar grubunda yer aldığını” belirtti.
Denkdemir, “Bugünkü heyecanımız, bu yıl sonuna kadar Faz 1’e girmesini planladığımız prostat kanseri, Alzheimer ve kas erimesi hastalıklarıdır. Bu projelerin öncü olması nedeniyle hepimizde büyük bir heyecan yaratıyor,” şeklinde konuştu. Faz 1 aşamasına geçen üç ilaç adayının, dünya genelinde ciddi sayıda hastaya ve ekonomik büyüklüğe hitap eden ürünler olduğunu vurgulayan Denkdemir, diğer 10 çalışmanın da 2026 yılı itibarıyla faz aşamalarına geçmesinin planlandığını ifade etti.
Trustlife’ın Vizyonu
Trustlife’ın, ürün bazında güçlü varlıklar ortaya çıkartmaya çalışan ve gelecekte farklı ilaçları da bünyesine katmayı hedefleyen bir platform olduğuna dikkat çeken Denkdemir, “13 farklı çalışmadan üçünün Faz 1 aşamasına geçişi, şirketimizin potansiyelini ve vizyonunu net bir şekilde ortaya koyuyor,” dedi. Ayrıca, Trustlife’ın bir ticari işletme olarak görülmemesi gerektiğini, şirketin şu anda 70’in üzerinde yatırımcısının bulunduğunu vurguladı.
Bilimsel Liderlerin Görüşleri
Trustlife Bilimsel Lideri Prof. Dr. Adil Mardinoğlu da, başlangıçtan itibaren metodolojilerinin insan verisinin ilaç hareket sürecine etkili şekilde entegre edilmesi üzerine kurulu olduğunu belirtti. Mardinoğlu, “Bütün süreç boyunca son teknolojinin sunduğu imkanlarla çok katmanlı veriler ürettik ve bunları ilaç AR-GE sürecine net bir şekilde entegre ettik. En önemlisi, bu entegrasyon, ilaç AR-GE’sinin hem hızlı hem de etkili bir şekilde tamamlanmasına olanak sağlıyor,” dedi.
Trustlife Bilimsel Lideri Prof. Dr. Hasan Türkez ise, ilaç AR-GE sürecinde gerçekleştirilen tüm faaliyetlerin uluslararası kriterlere uygun olması gerektiğinin altını çizdi. Türkez, “Etkin molekülü bulmuş olmak, o molekülün ilaç olacağı anlamına gelmez. Bir molekülün, özellikle sentezinden klinik Faz 1 aşamasına gelene kadar geçirdiği evreler oldukça uzun ve kritik evrelerdir,” ifadelerini kullandı. Ayrıca, kendilerinin 26 basamaktan oluşan ve Trustlife’a özgü bir sistem mühendisliği ürünü olarak kabul edilebilecek karmaşık bir kriter zinciri kullandıklarını belirtti.



