Türkiye Ekonomisinde Büyüme ve Cari Açığın Azalması

Ekonomik Büyüme ve Gelişmeler
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin son 16 çeyrektir kesintisiz bir büyüme gösterdiğini vurgulayarak, “Programımız doğrultusunda büyümenin yapısını, özel tüketim harcamalarının görece az bir artış gösterdiği, yatırımlarda ise önemli yükselişlerin kaydedildiği bir çerçevede gerçekleştireceğiz. Tüketim ekonomisinden üretim ekonomisine geçiş çabalarımızı sürdüreceğiz. Kalıcı fiyat istikrarını sağlayarak, sürdürülebilir büyümeyi güçlendirip, vatandaşlarımızın refah seviyesini artıracak politikaları kararlılıkla uygulayacağız” dedi.
Yılmaz, yazılı açıklamasında yılın ikinci çeyreğine ait büyüme verilerini değerlendirdi. Üretim yönlü değerlendirmelerde, bu yılın ikinci çeyreğinde inşaat dahil hizmetler sektörünün %2,5, tarım sektörünün %3,7 oranında büyüme kaydettiğini belirtti. Ancak, sanayi sektöründe takvim ve köprü günlerinin etkisiyle %1,8 oranında bir daralma yaşandığını ifade etti. Yılmaz, bu durumu şöyle değerlendirdi: “Siyasi istikrar ve öngörülebilirlik çerçevesinde büyüme performansımızın 16 çeyrek boyunca aralıksız devam etmesi ve depremin olumsuz etkilerini kısa sürede bertaraf etmesi oldukça memnuniyet vericidir. Önümüzdeki dönem için makroekonomik istikrarı güçlendirmeye yönelik adımlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz.”
Yılmaz, üçüncü çeyreğe yönelik öncü göstergelerin talepteki dengelenmenin devam edeceğine ve bu durumun enflasyon üzerindeki daraltıcı etkisinin süreceğine işaret ettiğini belirtti. “Sürdürülebilir büyümenin sağlanması açısından fiyat istikrarının tesis edilmesi, üretim, tüketim ve yatırım kararlarının sağlıklı bir şekilde alınmasını destekleyecek ve ekonomi kaynaklarının etkin dağılımını mümkün kılacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu kapsamda hedeflerine ulaşacakları yol haritasını içeren güncellenmiş 2025-2027 dönemi Orta Vadeli Programı (OVP)’nı yakın zamanda kamuoyuyla paylaşacaklarını bildirdi.
“Cari açığımız OVP öngörümüzden çok daha hızlı düşmektedir”
Türkiye ekonomisi, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %0,1 mevsimsel artış kaydetmiş ve %2,5 oranında büyüme göstermiştir. Yılmaz, bu yılın ilk çeyrek büyümesinin %5,3’e revize edildiğini ve bu yılın ilk yarısında büyümenin %3,8 olarak gerçekleştiğini bildirdi. 2023 yılı kapsamında GSYH verilerinin yukarı yönlü güncellendiğini ve %5,1 reel büyümeyle milli gelirin 1,1 trilyon doları aştığını ifade etti. Kişi başına düşen milli gelirin bir önceki yıla göre 2584 dolar artarak 13,243 dolara ulaştığını ve OVP hedeflerinin üzerinde gerçekleştiğini belirtti.
Bu yılın ikinci çeyrek büyümesinde, sıkı para ve maliye politikalarının gecikmeli etkilerine ek olarak sanayi üretiminde ve ihracat performansında yaşanan zayıflamanın, takvim ve köprü günü etkileriyle birlikte kendini gösterdiğini belirten Yılmaz, “Enflasyonla mücadele adımları çerçevesinde Orta Vadeli Programımızda öngörülen çerçevede makroekonomik dengelenme devam etmektedir. Bu çerçevede net ihracatın büyümeye katkısı, ithalatta görülen yavaşlamaya bağlı olarak 1,3 puan olmuştur” dedi.
Yılmaz, son dönemde alınan politikalarla cari açığın, OVP öngörülerinin çok daha hızlı bir şekilde azaldığını ifade etti. “Bugün açıklanan Ağustos ayı geçici dış ticaret verilerine göre, ihracatımız 2024 Ağustos’ta, geçen yılın aynı ayına göre %2,4 artarak 22,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. İthalatımız ise yıllık bazda %10,8 azalarak 27 milyar dolar oldu. İhracatımızın yıllıklandırılmış değeri ağustos ayında 262 milyar dolara yükseldi ve 2023 yılı mayıs ayında yıllıklandırılmış dış ticaret açığı 122,2 milyar dolarla zirve yaptıktan sonra kademeli bir şekilde azalarak 2024 Ağustos itibarıyla 78,6 milyar dolar seviyesine geriledi. Dış ticaret açığındaki bu düşüşle birlikte cari açıktaki daralmanın önümüzdeki aylarda devam etmesi beklenmektedir.”
Harcamalar yönüyle değerlendirildiğinde, bu yılın ikinci çeyreğinde özel kesim ve kamu kesimi tüketim harcamalarının sırasıyla %1,6 ve %0,7 oranında arttığını belirten Yılmaz, toplam tüketim harcamalarının bir önceki yılın aynı dönemine göre %1,5 artış kaydettiğini aktardı. Tüketim harcamalarındaki artışın yılın ilk çeyreğine kıyasla yavaşlama eğilimi gösterdiğini, sıkılaşma tedbirlerine ek olarak devreye alınan makroihtiyati tedbirlerin etkisiyle talepte yaşanan dengelenme eğiliminin teyit edildiğini belirtti.



