Türkiye’de Kadın-Erkek Eşitsizliği: İstihdam, Ücret ve Temsil Sorunları

Türkiye’de Kadın-Erkek Eşitsizliği
TÜİK verilerine göre, ne kadınlarla erkeklerin istihdam oranları ne de aldıkları ücret farklarında eşitsizlik azalmış durumda. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2024 yılına ait “İstatistiklerle Kadın” raporu, kadınların ve erkeklerin eğitim süreleri arasındaki farkın sürdüğünü, çalışma yaşamında yer alma ve alınan ücretlerin ise erkekler lehine gelişmeye devam ettiğini ortaya koyuyor.
İstihdam Oranları
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, 2023 yılında 15 yaş ve üzeri nüfusun genel istihdam oranı %48,3 olarak belirlenmiştir. Bu oran, kadınlarda %31,3, erkeklerde ise %65,7 seviyesindedir. 2023 yılında yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranı %10,2 olarak tespit edilmiştir; bu oran kadınlarda %16,1, erkeklerde ise %7,3 olmuştur.
Çocuklu Kadınların İstihdamı
Üç yaşın altında çocuğu olan 100 kadından 27’si çalışırken, erkeklerde bu oran 90’dır. Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranı %27,1 olarak kaydedilmiştir. 2014 yılında %59,8 olan bu oran, 2023 yılında %60,1 olarak değişti. Ancak, 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranı %27,1 iken, erkeklerin istihdam oranı %90,1 seviyesine çıkmıştır.
Ücret Farkları
Üniversite mezunu erkeklerin kazancı 100 lira iken, kadınlar bu miktarın %83’ünü kazanıyor. Cinsiyetler arası ücret farkı, tüm eğitim düzeylerinde erkekler lehine gerçekleşmektedir. Cinsiyetler arası ücret farkı, erkek ve kadın arasındaki ücret farkının erkek ücretine oranı olarak tanımlanır. Kazanç Yapısı İstatistiklerine göre, yıllık ortalama brüt ücret açısından en yüksek fark %17,4 ile yükseköğretim mezunlarında, en düşük fark ise %13,2 ile ilkokul ve altı mezunlarında gözlemlenmiştir. Yıllık ortalama brüt kazançta ise, en yüksek fark %20 ile lise mezunlarında, en düşük fark %14,9 ile ilkokul ve altı mezunlarında gerçekleşmiştir.
Parlamentoda Kadın Temsili
Temsil düzeyi de oldukça düşük. Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre, 2024 yılı sonu itibarıyla 593 milletvekili arasında kadın milletvekili sayısı 118, erkek milletvekili sayısı ise 475 olarak belirlenmiştir. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında %9,1 iken, 2024 yılında %19,9’a ulaşmıştır.
Yükseköğretimde Kadın Temsili
Yükseköğretim İstatistiklerine göre, 2010-2011 öğretim yılında yükseköğretimde görevli kadın profesör oranı %27,6 iken, 2023-2024 öğretim yılında bu oran %34,6’ya yükselmiştir. Yükseköğretimde görevli doçentler arasındaki kadın doçent oranı ise, 2010-2011 öğretim yılında %32,2’den, 2023-2024 öğretim yılında %42,1 seviyesine çıkmıştır.
Yönetici Pozisyonlarında Kadınlar
Beş üst ve orta düzey yöneticiden biri kadın. Kadınların yükseldiği alanlardan biri de yöneticilik olmuştur. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında %14,4 iken, 2023 yılında %20,6 olmuştur. Borsa İstanbul’da işlem gören en büyük 50 şirketin (BİST 50) yönetim kurulu üyeleri incelendiğinde, 2016 yılında %12,2 olan kadın üye oranı 2024 yılında %19,4’e ulaşmıştır.
Güvenlik Algısı
Kadınlar yalnız yürürken tedirgin hissediyor. Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, 2024 yılında, yaşadıkları çevrede gece yalnız yürürken kendilerini güvensiz hissedenlerin oranı %25,7 iken, bu oran kadınlarda %35,9, erkeklerde ise %15,2 olmuştur. Kadınların %47,8’i, erkeklerin ise %69,7’si yaşadıkları çevrede gece yalnız yürürken kendilerini güvende hissetmektedir. Evde yalnız olduklarında kendilerini güvensiz hissedenlerin oranı 2024 yılında %5,8 iken, bu oran kadınlarda %8,4, erkeklerde %3,1 olarak belirlenmiştir. Kadınların %78,9’u, erkeklerin ise %88,5’i evde yalnız olduklarında kendilerini güvende hissetmektedir.
Yoksulluk ve Sosyal Dışlanma Riski
Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre, 2024 yılında toplam nüfusun %29,3’ü yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındadır. Bu oran kadınlarda %31,5, erkeklerde ise %27,1 olarak tespit edilmiştir. 18-64 yaş grubu için bu oranlar incelendiğinde, kadınların %29,5’i, erkeklerin ise %23,1’i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındadır.



