Ukrayna-Rusya Barış Görüşmeleri: ABD’nin Stratejisi ve Avrupa’nın Rolü

Barış Planı ve İki Ülke Arasındaki Diplomasi
ABD’nin Ukrayna ve Rusya Özel Başkanlık Temsilcisi Keith Kellogg, iki savaşan ülke için bir barış planının birkaç gün veya birkaç hafta içinde ortaya çıkabileceğini belirtti. Kellogg, ABD Başkanı Donald Trump’ın tanınmış hızlı karar alma sürecine atıfta bulunarak, Münih Güvenlik Konferansı’ndaki bir yan etkinlikte delegelere, “Trump zamanındayım,” ifadesini kullandı. “Bugün sizden bu işi yapmanızı isteyecek ve yarın neden çözülmediğini bilmek isteyecek,” dedi. Bu ifadeler, yakın zamanda masaya yatırılan barış görüşmelerinin Ukrayna ve müttefik ülkeler için önemine işaret ediyor.
Çift Yönlü Yaklaşım
Kellogg, şu anda ABD temsilcilerinin hem Rusya ile hem de Ukrayna ve müttefikleriyle ayrı ayrı irtibat kurduğu, barış görüşmelerinde “çift yönlü” bir yaklaşım benimsendiğini ifade etti. Kendi adına, ikinci grup adına çalıştığını belirten Kellogg, daha önceki ABD önerilerinin aksine, hem Ukrayna’nın hem de Avrupa’nın bu görüşmelerin bir parçası olması gerektiğini vurguladı. “Müttefikleri yanınıza almalısınız. Onlar [Ukrayna ve Avrupa] bir rol oynayacak mı? Elbette oynayacaklar. Bunu kimseyi dışlayarak yapamazsınız,” diyerek sürecin kapsayıcı olması gerektiğini vurguladı. “Bunun kalıcı ve sürdürülebilir bir barış olduğundan emin olmak istiyoruz,” diye ekledi.
Avrupa’nın Rolü ve Güvenlik Garantileri
Kellogg, Avrupa’nın barış görüşmeleri için fiziksel olarak masada olmayabileceğini, ancak bölgenin çıkarlarının dikkate alınacağını da belirtti. “Yapmak istemediğimiz şey büyük bir grup tartışmasına girmek,” diyerek müzakerelerin karmaşık yapısını özetledi. Ukrayna için güvenilir bir güvenlik garantisi hakkında gereklilikleri ana hatlarıyla açıklayıp açıklayamayacağı sorulduğunda, Kellogg henüz bunu yapamayacağını ifade etti. “Şu anki cevap hayır,” dedi ve konferansta Ukrayna ve Avrupa’dan görüş toplamak için bulunduğunu belirtti. Ayrıca, ABD’nin bazen “sadece kendi bakış açısından bakma sorunu” yaşadığını da ekledi.
Küresel savunma ve güvenlik otoriteleri, Ukrayna’nın geleceği, Rusya ile barış görüşmeleri ve Avrupa’nın güvenlik ve savunma mimarisinin yeniden şekillendirilmesinin ön planda olduğu yıllık üç günlük konferans için Almanya’nın Münih kentinde toplandı.
Avrupa’nın Katılımı Üzerine Tartışmalar
Bu hafta, Başkan Trump’ın Putin ile ve daha sonra Zelenskyy ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri yapmasının ardından barış anlaşmasına yönelik beklentiler yeniden gündeme geldi. Trump, başlangıçta Washington ile Moskova arasında ikili bir anlaşma yapılabileceğini ifade ettikten sonra, daha sonra Ukrayna’nın Zelenskyy’sinin “birçok başka kişiyle” birlikte dahil olacağını belirtti. Ancak, Avrupa’nın müzakerelere katılımı konusundaki endişeler, üst düzey AB yetkililerinin bu süreçte Avrupa’nın bulunmadığı bir kalıcı barışın olmayacağı konusundaki ısrarlarıyla gölgelendi.
Cumartesi günü Kellogg ile birlikte bir panelde konuşan Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenković, “herhangi bir” barış anlaşmasına değil, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü garanti eden bir anlaşmaya ulaşmanın kritik olduğunu vurguladı. Avrupa ile ABD arasındaki uzun transatlantik bağlar göz önüne alındığında, Avrupa’nın görüşmelerden dışlanmasının “siyasi olarak kabul edilemez” olacağını belirtti. İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir de izleyicilere hitap ederek, Avrupa’da yeni ABD yönetimine karşı genel bir tedirginlik duygusunun mevcut olduğunu ifade etti.



