Üretken Yapay Zeka Yatırımları ve Geleceği

Üretken Yapay Zeka Yatırımları Artıyor
HANDE BERKTAN ABD’de bulunan Seattle merkezli pazar ve veri araştırma şirketi PitchBook’un verilerine göre, 2024’ün üçüncü çeyreğinde risk sermayedarları, 206 anlaşma ile üretken yapay zeka girişimlerine toplamda 3,9 milyar dolar yatırım gerçekleştirdi. Bu yatırımların 2,9 milyar doları, 127 anlaşma ile ABD merkezli şirketlere yönlendirildi. Ancak bu çeyrek yatırım sonuçları, OpenAI’nin 6,6 milyar dolarlık büyük yatırım turunu kapsamıyor.
Bu çeyrekte öne çıkan girişimlerden bazıları şunlar:
- Magic: Kodlama asistanı, Ağustos ayında 320 milyon dolar yatırım aldı.
- Glean: Kurumsal arama sağlayıcısı, Eylül ayında 260 milyon dolar topladı.
- Hebbia: İş analitiği firması, Temmuz’da 130 milyon dolar yatırım aldı.
- Moonshot AI: Çin merkezli şirket, Ağustos ayında 300 milyon dolar topladı.
- Sakana AI: Bilimsel keşiflere odaklanan Japon girişim, Eylül ayında 214 milyon dolarlık bir yatırım aldı.
Üretken yapay zeka, metin ve görüntü oluşturucuları, kodlama asistanları ve siber güvenlik otomasyon araçları gibi geniş bir teknoloji yelpazesini kapsıyor. Ancak bu teknolojilerin bazı olumsuz yönleri de bulunuyor. Uzmanlar, üretken yapay zeka modellerinin güvenilirliğini ve telif hakkıyla korunan veriler üzerinden izinsiz eğitim alıp almadığını sorguluyor. Tüm bu zorluklara rağmen, risk sermayedarları, üretken yapay zekanın büyük ve kârlı sektörlerde önemli bir yer edineceğine ve bu alandaki uzun vadeli büyümenin mevcut sorunlardan etkilenmeyeceğine dair inançlarını koruyarak yatırımlarını artırıyorlar.
Ayrıca, araştırma ve danışmanlık şirketi Forrester’ın raporuna göre, üretken yapay zekanın yaratıcı problem çözme gibi çeşitli görevler için yaygın bir şekilde benimsenmesi bekleniyor. PitchBook’ta Gelişen Teknolojilerden Sorumlu Kıdemli Analist Brendan Burke, “Büyük müşteriler, başlangıç araçları ve açık kaynak modellerinden yararlanarak üretim sistemleri geliştiriyor. Son model dalgası, yeni nesil çözümlerin mümkün olduğunu ve bilimsel alanlarda veri alımında ve kod yürütmede etkili olabileceğini kanıtlıyor.” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Ancak, üretken yapay zekanın yaygın kabul görmesinin önündeki en büyük engellerden biri, bu teknolojinin devasa hesaplama gereksinimleri olarak öne çıkıyor. Araştırmacılar, üretken yapay zekanın şirketleri, gigawatt ölçeğinde veri merkezleri inşa etmeye zorlayacağını öngörüyor. Bu tür veri merkezleri, ortalama bir veri merkezinin günümüzde tükettiği enerji miktarının 5 ila 20 katı kadar enerji talep ediyor ve bu durum, hali hazırda gergin olan iş gücü ve elektrik tedarik zincirlerini daha da zorlayacak.



