Sevil Dolmacı’nın Sanat Piyasası Üzerine Değerlendirmeleri ve Gelecek Öngörüleri

Sanat Piyasası ve Geleceği Üzerine Sevil Dolmacı’nın Değerlendirmeleri
Art Consultancy Kurucusu ve deneyimli Sanat Danışmanı Sevil Dolmacı, Üst Düzey programında 2025 sanat piyasası, eser alım-satımları ve enflasyonun sanat eserleri üzerindeki etkileri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Dolmacı, şu anda Basel’de düzenlenen “Art Basel” isimli uluslararası sanat fuarının, sanat dünyasındaki en güncel trendleri ve piyasaların dinamiklerini analiz eden önemli bir platform olduğunu vurguladı. Art Basel’in, sanat piyasasında yaşanan gelişmelerin anlamlı bir zaman diliminde değerlendirildiğine işaret etti.
2025’te Eser Alım-Satımları
Dolmacı, 2025 yılında sanat eserlerinin alım-satımına ve kriz dönemlerinde yaşanan gelişmelere dair görüşlerini paylaştı. “Sanat, kriz zamanlarında her zaman bir yükseliş gösterir. Şu anda zor bir dönemden geçtiğimizi söyleyebilirim. Savaşlar ve politik belirsizlikler, yatırımcılar açısından tedirginlik yaratıyor. Ancak geçmiş deneyimlere göz attığımızda, kriz dönemlerinin sanat yatırımlarını tetiklediğini görüyoruz. Bunun üç temel nedeni var; birincisi, sanat, ekonomik dalgalanmalarda alternatif bir güvenli liman arayan yatırımcılar için değerli bir emtia olarak algılanır. İkincisi, sanat, sosyo-politik belirsizlikler sırasında kolektif hafıza ve anlam üretir; bu da entelektüel bir motivasyon kaynağıdır. Üçüncüsü ise, likidite fazlası olan üst gelir gruplarının sanat eserlerine yönelmesi ve bu yönelimin arkasında ilk iki faktörün etkisi bulunmaktadır” dedi.
Dolmacı, geçmişteki kriz dönemlerine örnekler vererek, 2. Dünya Savaşı sırasında yaşanan büyük krizlerin sanatı nasıl etkilediğini anlattı. O dönemde kıtlık ve belirsizliklerin sanatı yok ettiğini, fakat bunun yerine geleceğe umutla bakan soyut sanat akımının doğduğunu ifade etti. 2. Dünya Savaşı’nın ardından uluslararası müzayedelerde fiyatların 10 yıl içinde 20 kat arttığını belirten Dolmacı, 1970’lerde yaşanan petrol krizinin ardından ABD’de stagflasyon döneminin başladığını ve yatırımcıların tahvil piyasasından kaçıp sanata yöneldiğini ekledi. Yakın geçmişte de 2008 küresel finans krizinin etkilerine değinen Dolmacı, borsa çöküşü sırasında Sotheby’s müzayedesinde Damien Hirst’ün eserlerinin 200 milyon dolara satıldığını ve sanatın, altınla eşdeğer bir yatırım aracı olarak değerlendirildiğini vurguladı. 2008 ile 2011 yılları arasında sanat piyasasının yalnızca %4 oranında düştüğünü, 2012’de ise tamamen toparlandığını belirtti. Bu dönemde teknoloji borsası Nasdaq’ın 40’dan fazla kayıp yaşadığını da hatırlattı.
2024 Yılı Performansı ve Talepler
Dolmacı, bu yılki performansa dair ise “2024 yılına göre çok daha iyi bir satış grafiği mevcut. Bugün de çeşitli riskler bulunuyor, yatırımlar biraz daha bekliyor ancak 2025 yılı satışları çok daha umut verici olacak. Online satışlar ve üst segment satışlarda global anlamda bir artış gözlemleniyor. Çevrimiçi satışlarda 11 milyar 800 milyon dolarlık bir rakama ulaşıldı. 10 milyon dolardan fazla değerindeki eserlerin satışlarında da artış yaşandı; ancak şu anda bu satışlarda geçmişe kıyasla bir miktar düşüş söz konusu” dedi.
Sanat Sektöründe Talepler
Dolmacı, sektördeki taleplere ilişkin de önemli bilgiler paylaştı. Mayıs ayında gerçekleştirdiği serginin, kariyerinde bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Düsseldorf Akademisi’nde profesör olan Robert Fleck’in bu serginin organizatörlüğünü ve küratörlüğünü yaptığını vurguladı. Bu serginin yarısının satıldığını ve 6 parçanın ABD’de bir müzeye gittiğini de ekledi.
Enflasyonun Fiyatlara Etkisi
Enflasyonun sanat eserleri üzerindeki etkisine de değinen Dolmacı, “Türkiye’de enflasyonun artmasıyla beraber fiyatların da yükseldiğini gözlemliyoruz. Ancak dünya genelinde de enflasyonist bir ortam mevcut ve bu da küresel bir fiyat artışına sebep oldu. Yine de Türkiye’de sanat, hala uygun fiyatlı durumdadır. Sektör genelinde bir durgunluk yaşanmakta ve Türk sanatı kendi içinde bir yaşam mücadelesi vermektedir. Bu süreçte doğru sanatçıları tercih etmek, kapitali olan kişiler için güvenli ama uzun vadeli bir yatırım fırsatıdır. Eser satın alındığında en az 5 yıl beklemek gerektiği unutulmamalıdır” dedi.
Eser Alımlarında Yeni Düzenleme
Dolmacı, günümüzde bir yatırım şirketiyle önemli bir iş birliği yapmak üzere olduklarını ve Temmuz ayında bu konuda basına bilgi vereceklerini açıkladı. SPK onaylı bir sanat fonunun halka arzından bahseden Dolmacı, bu fonun hayata geçmesiyle Türkiye’deki sanat dünyasında önemli bir gelişme yaşanacağını vurguladı. SPK onaylı bir fonun, piyasa üzerinde olumlu bir etki yaratacağını ve sektörde uluslararası düzeyde değişim ve dönüşüm sağlayacağını kaydetti.
Knight Frank Araştırması’nda Öne Çıkanlar
Dolmacı, Knight Frank araştırmasına dair de şu yorumları yaptı: “Bu grup, uluslararası bir araştırma ekibidir ve Art Basel ile UBS raporları gibi bir çalışmaları bulunmaktadır. Dünya genelinde 30 milyon dolar üzerinde serveti olan kişi sayısını araştırıyorlar. Türkiye, bu araştırmada oldukça öne çıkıyor; çünkü 30 milyon dolar üstü servete sahip 2 bin kişi bulunuyor. 2023’te bu sayı 1700 iken, 2024 yılında 2000’e çıkıyor. Bu büyük bir artış. 2008 ile 2015 yılları arasında büyük alıcı olarak sadece 10 kişiyi sayabiliyorken, bugün uluslararası anlamda eser biriktiren kişi sayısı 10 kat artmış durumda. Hem koleksiyoner sayısı artmış hem de yaş ortalaması düşmüştür.”



