Şi Cinping ve Vladimir Putin’in Kazan Zirvesi’nde İlişkilerin Derinleşmesi

Şi Cinping ve Vladimir Putin’in Kazan Zirvesi
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rusya’ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan‘da düzenlenen BRICS Liderler Zirvesi çerçevesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile önemli bir görüşme gerçekleştirdi. Bu buluşma, iki ülke arasındaki derinleşen ilişkilere yeni bir boyut kazandırdı.
Görüşme sırasında Putin, iki ülke arasındaki beşeri bağların güçlenmesine vurgu yaparak, “Dün Kremlin’deydim ve Rusya’nın kalbinde, Moskova’da, Kremlin’de çok sayıda Çin turist gördüm” şeklinde bir açıklama yaptı. Bu, Çin ve Rusya arasındaki ilişkilerin sadece siyasi değil, aynı zamanda kültürel ve ekonomik boyutlarını da kapsadığını gösteriyor.
Putin, Çin ile varılan anlaşmalar çerçevesinde enerji, sanayi, yüksek teknoloji, ulaştırma ve tarım gibi önemli alanlarda gerçekleştirilen ortak projelerin sayısının her geçen gün arttığını belirtti. “Rusya’nın Çin ile yürüttüğü işbirliği, dünya sahnesinde önemli bir denge unsuru haline geldi. Küresel güvenliği sağlamak ve adil bir dünya düzenini tesis etmek için çok taraflı platformlarda eşgüdümü artırmayı hedefliyoruz” dedi.
Ticaret Hacmi ve Ekonomik İlişkiler
İki ülke arasındaki ticari ilişkilerin durumuna da değinen Putin, “Geçen yıl karşılıklı ticarette kaydedilen rekorun ardından, Rusya ve Çin, olumsuz dış etkilere rağmen ekonomik büyüme ve işbirliği eğilimini sürdürüyor. Ticaret hacmimizi bu yılın Ocak-Ağustos döneminde %4,5 artırmayı başardık” ifadesini kullandı. Bu rakam, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin sağlamlığını ve gelecekteki potansiyelini göstermektedir.
Şi Cinping, görüşmede yaptığı konuşmada, Çin ve Rusya arasındaki ilişkilerin “iki büyük güç” arasında kurulduğunu ve bu ilişkilerin üçüncü tarafları hedeflemediğini belirtti. “Dünya, köklü bir değişim sürecinden geçiyor. BRICS, gelişen ülkeler ve yükselen piyasa ekonomilerini bir araya getiren en önemli işbirliği platformlarından biri olma özelliğini taşıyor. Eşit ve düzenli çok kutupluluğun, genel olarak kapsayıcı bir ekonomik küreselleşmenin oluşumuna katkıda bulunmayı amaçlıyoruz” dedi.



