HaberlerPiyasalar

Wall Street ve Asya Piyasalarında Hisse Senedi Düşüşü

Wall Street Hisse Senedi Endekslerinde Düşüş

ABD’de açıklanan JOLTS ve ISM hizmet verileri, Fed’in faiz indirimi beklentilerini erteleyerek Wall Street hisse senedi endekslerinde önemli bir kayba yol açtı. Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic’in, enflasyonun düşüşündeki dengesiz ilerlemeyi göz önünde bulundurarak politika kararlarında dikkatli olmaları gerektiğini belirtmesi, piyasalardaki gerginliği daha da artırdı. Bu olumsuz gelişmelerle birlikte S&P 500 endeksi %1,1 oranında düşüş yaşarken, Nasdaq 100 endeksi %1,79 oranında kayıpla, son üç haftanın en kötü seansını geride bıraktı.

Özellikle Nvidia, Tesla, Palantir Technologies, MicroStrategy ve Applovin gibi yüksek değerlemelere sahip büyük teknoloji hisseleri, en ağır satış baskısını gördü. Ayrıca, 10 yıllık ABD Hazine tahvillerinin getirisi %4,7’ye kadar yükselerek, geçen yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Cboe Volatilite Endeksi (VIX) ise neredeyse 18 seviyesine tırmanarak, traderlar için endişe verici olan 20 seviyesine yaklaşmış durumda.

Asya Piyasalarında Düşüş

Asya’daki hisse senetleri, ABD’deki kayıpları takip ederek geriledi. Hong Kong ve Tokyo borsalarında yaşanan düşüşler, bölgesel göstergeleri aşağı çekti. Asya’daki zayıf görünüm, Çin’in daha fazla tüketici ürününü sübvanse edecek ve endüstriyel ekipman iyileştirmeleri için finansmanı artırarak iç tüketimi desteklemeyi amaçladığı bir programı hızlandıracağını duyurmasına rağmen, yatırımcıların deflasyon kaygılarını sürdürmesi nedeniyle etkili oldu.

ABD’de Son Veriler Tahvil Piyasasını Vurdu

ABD’de Salı günü açıklanan Kasım ayı JOLTS iş ilanları ile Aralık ayı ISM hizmet verileri, istihdam için olumlu sinyaller vermesine rağmen, fiyat artışlarının sürdüğüne işaret etti. JOLTS verilerine göre, Kasım ayında açık pozisyon sayısı yeniden 8 milyonun üzerine çıkarak, Ekim ayı için de yukarı yönlü bir revizyonla desteklendi. Bu veri, Cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam verileri için de olumlu bir sinyal niteliği taşıdı.

ISM Hizmetler anketi, istihdamın beklentileri karşıladığını gösterirken, ödenen fiyatların da beklentilerin oldukça üzerinde olduğunu ortaya koydu. Verilerin ardından Fed’in yıl ortasından önce faiz oranlarını tekrar düşürme ihtimalinin azaldığı yönündeki beklentiler ağırlık kazandı. Bu etkiler, ABD tahvil piyasasında da kendini gösterdi; farklı vadelerdeki piyasa getirileri veriler sonrası yükseldi. Yatırımcıların vadesi geldikçe daha kısa vadeli menkul kıymetleri yenilemek yerine uzun vadeli tahvil tutmak için talep ettikleri ek getiri olan 10 yıllık vade primi, 2015’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.

İlginizi Çekebilir  İsrail'in Gazze'ye Düzenlediği Saldırılarda 35 Filistinli Hayatını Kaybetti

Ayrıca, ABD’de düzenlenen 10 yıllık tahvil ihalesinde getiri, 2007’den bu yana en yüksek seviyede gerçekleşti. 39 milyar dolarlık ihale, %4,68 ile son teklif verme tarihi olan New York saatiyle 13:00’teki seviyesinin biraz üzerinde sonuçlandı. Pandemi sonrası dönemde, 10 yıllık tahvil ihraçları genellikle %1’in altında getiri sağlarken, bu günkü 30 yıllık tahvil ihalesinde de 2007’den bu yana en yüksek getiri bekleniyor. Brandywine Global Investment Management portföy yöneticisi Tracy Chen, verilerin “piyasanın güçlü bir ABD ekonomisi ve faizlerin kısıtlayıcı olmadığı görüşünü pekiştirdiğini” ifade etti.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu